Canlı gıda ile beslenme yöntemi bizlere neler vaat ediyor?
Transformal Nefes'in Türkiye Temsilcisi Nevşah Fidan da "Raw Food Beslenme Eğitimi" veriyor. Adının afilli olmasına bakmayın yöntem basit ve ucuz.
Pişirmeden, yaprak sarma, kremalı ıspanak çorbası, lazanya yapabiliyorsunuz. Yöntem Parkinson'dan kansere, nezleden AIDS'e kadar hastalıklara dur diyor, üstelik gençliği ve enerjiyi de maksimuma çıkarıyor.Anneannemden yıllar önce pırasa köftesini ilk duyduğumda "Hayır yemem ben onu" diye şımarıkca itiraz etmiş, deneyimsever ruhuma söz geçirememiş, çaktırmadan tadına bakmış, sonra da müptelası olmuştum.
Nevşah Fidan'ın kabaktan lazanya, rendelenmiş karnabahardan iç pilava, pişirmeden pişmiş kadar lezzetli yemeklerin kursunu verdiğini duyunca da soluğu Fidan'ın kendi mutfağında verdiği Raw Food kursunda aldım. Şu an medyada 'raw food' beslenme çok yeni bir sistem gibi tanıtılıyor olsa da aslında canlı gıdalar ile beslenme 2000 yıl öncesine dayanıyor. Tahmin edersiniz ki insanlar ateş bulunmadan önce gıdaları en doğan halinde, canlı tüketiyorlardı!
GENÇLİK VE SAĞLIK İKSİRİ
Nevşah Fidan 15 yıldır bu yöntemle besleniyor. Işıl ışıl gözleri ve saçları ile etrafa ışık ve neşe saçıyor bir yandan da anlatıyor "Bedenimiz en iyi pH değeri alkaline (bazik) olduğu zaman çalışıyor. Ve tüm pişmiş yemekler alkaline değeri düşük, asiditesi yüksek gıdalar. Bizler yediğimiz gıdalardan ihtiyacımız olanı enerjiyi, enzimleri, sağlığı alırız.
Ne kadar çok enzim, mineral, enerji alırsak o kadar sağlıklı, genç, enerjik oluruz. Deneyin görün." Milattan önce 500’lü yıllarda Yunan mitolojisinde Pythagoras’ın sağlıklı bir beden ve zinde bir zihin için etrafındaki herkese canlı sebzeler yediriyormuş. Ünlü bilim adamı Hippocrates da (ilacı bulan kişi) vejetaryen ve canlı ağırlıklı bir beslenme uyguluyor ve herkese bunu tavsiye ediyormuş. Socrates, Plato, Aristotle hepsi vejetaryen ağırlıklı beslenen kişiler. Asya kökenli milletler ve özellikle Çin yüzyıllardır sıcak- soğuk, çiğ-pişmiş yemek dengesini koruyarak bedendeki yin-yang dengesini koruyan bir beslenme uyguluyor.
ÇİMLE KANSERİ YENDİ
Günümüzde bu konuda en iyi bilinen isimlerden biri Ann Wigmore. Wigmore buğday çimi içerek kanseri yendi. Sonrasında ise 1963 yılında Boston’da Hippocrates Health Institute adlı bir merkez kurdu.
FAVORİ YİYECEKLERİM
Çorba, lazanya, sarmayı hazırlarken anlatıyor yine Fidan "Ben de kurslarımda “raw food” yemek tarifleri veriyor, pişirmeden pişmiş yemekler kadar lezzetli yemekleri nasıl hazırlayabileceğiniz hakkında bilgiler aktarıyorum. Aynı zamanda bu konuda bir kitap üzerinde çalışıyorum. Canlı gıdaları sıkıcı bulanlara önerim bir daha düşünsünler. Çünkü pişirmeden, aynı lezzeti alabileceğiniz şekilde lazanya, çikoatalı pie, aco, burger, hepsini yapmak mümkün! Benim hayattaki en favori yiyeceklerim ise cipsler ve krakerler. Krakerleri filizlenmiş besinlerle yapıyorum, un falan içermiyor ve inanılmaz lezzetli!" cümlesi biter bitmez yiyorum, süper.
YAŞAMIN VAZGEÇİLMEZİ: ENZİMLER
"Enzimlerin en önemli özelliği bedenimizin ‘emici’ mekanizması oluşu. Enzimler olmasaydı hiçbirimiz uzun yaşayamazdık. Çünkü enzimler bedenimizin ve beynimizin güçlü bir şekilde çalışmasını sağlar. Bağırsaklarımızda bulunan enzimler ise kendi ağırlıklarının milyon katı büyüklüğündeki yağ ve şekeri ayrıştırabilecek kapasitede" açıklamasını yapıyor Nevşah Fidan "biber dolmasını" hazırlarken.
Enzim eksikliği "leukemia" adı verilen rahatsızlığın, nezleden kansere ve AIDS’e kadar bilinen ve bilinmeyen birçok hastalığın başlıca oluşma sebebi. Ünlü “Rockefeller Institute”alerji ve alerjik astım üzerine uzun yıllardır yaptığı araştırmalar sonucunda tüm bu rahatsızlıkların enzim eksikliğinden kaynaklanıyor olduğunu bulmuş “Elastin” denilen enzim damarların elastikiyetinden sorumlu olan ve yeteri kadar sahip olduğumuzda Parkinson hastalığının oluşmasını imkansız kılan bir enzimmiş.
KEMİK ERİMESİNE SON
"Enzimlerin bir başka önemli özelliği ise bedenimizin demir üretmesine katkıda bulunmaları. Demir ise bedenimizdeki milyarlarca deri dokusuna ve beyin hücrelerimize oksijen taşıyan ana element. Birçok kişinin sadece ağırlıklı olarak pişmiş gıdalar ile beslenmesi sebebi ile kemik dokusunda eksilmeler, kemiklerinde erimeler var" diyor Nevşah Fidan.
CANLI GIDA NE DEMEK?
Canlı/yaşayan yiyecekler herkesin ilk aklına geldiği gibi elma, armut değil sadece. Enzimleri ölmemiş, (105 farenheit dereceye kadar ısıtılmış veya kış güneşinde kurutulmuş), filizlenmiş, pişirilmemiş, işlem görmemiş her şey 'raw food' yani canlı/yaşayan yiyecekler içerisine giriyor. Canlı" kelimesi bahçeden kopardığınız domates, biber değil filizlenmiş, yaşayan gıdaları tanımlamak için kullanılıyor.
Canlı gıdaların çıkış noktası 1940'lara dayanıyor. Amerikalı doktor Kristine Nolfi pişirilmemiş, işlem görmemiş, canlı gıdalar yiyerek göğüs kanserini yenince bu beslenme şekli ilgi görmeye başlıyor. Canlı yemenin bugün tüm hastalık ve rahatsızlıkları bedenden temizleme özelliğine sahip olmasının asıl nedeni canlı gıdalar yediğimizde bedenimizin ihtiyacı olan enzimlerin tamamını alabiliyor olmamız.
Bir sebze veya meyve 105 farenheit'ın üstünde pişirildiği zaman içindeki enzimlerin yaklaşık %70'i ölüyor. Bununla ilgili internette birçok araştırma bulabilirsiniz. Bu arada Avrupa'nın ilk raw food mutfağına sahip restoranı Saf, Beyoğlu'ndan sonra Les Ottomans, Akatlar Club Sporium - Hayal Kahvesi ve Sun Plaza'da da açıldı.