Estetik operasyon yaptıranların sayısı hızla artıyor ama operasyonla yaratılan değişikliklerin 'geri alınmasını' isteyen insanların sayısı da aynı hızla artmakta.
İddialara göre Amerika'daki estetik cerrahların yaptıkları işlerin büyük kısmını yüz gerdirme ve kalça emplantasyonu operasyonları oluşturuyor. Ve bu iki nedenden ötürü bıçak altına yatan hastaların giderek artan bir bölümü de operasyon yaptırdıklarına sonradan pişman oluyor.
Hatta bu pişman hastalardan bazılarının, eski 'normal' hallerine dönmek için, ilk operasyonun ücretinden daha fazlasını ikinci bir operasyona harcamaya hazır olduklarını söylersek durumun garipliği biraz daha belirginleşecek.
Ünlü rock yıldızı Courtney Love geçenlerde kendi MySpace sayfasında bundan böyle estetik operasyon yaptırmayacağını, belki 60'lı yaşlara gelince bu opsiyonu değerlendireceğini belirttikten sonra, daha önce estetik yaptırdığı burnunu nasıl eski haline döndürmek istediğini şu sözlerle anlattı: "Operasyondan sonraki burnumdan nefret ettim, adeta küçük bir gaga gibiydi. Şimdi burnumu eski haline getirttim. Doğal burnuma daha çok benziyor. O çılgın dudaklara, o çılgın ergen ve yapay buruna artık sahip olmadığım için çok mutluyum. Şimdi kendime güvenimi tekrar kazandım."
Asla estetik operasyon yaptırmamış olmayı isteyenler yalnızca ünlüler değil. Mesela 38 yaşındaki hemşire Tina Lovente, dört yıl önce yaptırdığı rinoplasti (burun düzeltme) operasyonunu geriye döndürmek için tekrar bıçak altına yatmaya hazırlanıyor. "Burnumun üstünde hep o hafif eğim vardı ve ben ondan nefret ederdim. Oysa okuldayken hiç kimse ondan bahsetmemiş, bir tek kişi bile bu yüzden benimle alay etmemişti." diyor.
"Çalışmaya başladığımda aynı zamanda operasyon için para biriktirmeye de başladım. Londra'da bir klinikte burnumu düzelttirecektim. Fakat en başından beri bu fikre ısınamadım. Operasyondan sonra burnum çok dar görünüyordu. Hemen sonrasında pişman oldum ve Tanrım ben kendime ne yaptım böyle? diye söylendim. Pek çok kişi ise eskisinden daha tuhaf göründüğümü söylüyordu."
OPERASYON YAPTIRANLARIN SAYISI ARTIYOR AMA...
Şurası kesin ki kozmetik revizyon yaptırmaktaki artış, insanların yaşlılıkla birlikte gelen yüz deformasyonlarını olduğu gibi koruma yönünde bir eğilimi işaret etmiyor. Estetik cerrahi her zamankinden daha popüler ve son iki yılda yapılan operasyon sayıları 2006 rakamlarının neredeyse iki katına çıktı.
İngilizler bu operayonlara yılda 1 milyar sterlinden fazla para harcıyor ve en çok da yüz gerdirme ve göğüs operasyonları yaptırıyor. Operasyonların beşte birinin ise burun düzeltme operasyonları olduğunu unutmamak gerek.
Görünüşünü değiştirmek isteyen bir insan hiçbir engel tanımıyor. Ancak estetik operasyon yaptıranların sayısı arttıkça, geçirdikleri operasyondan pişman olan hastaların sayısı da artıyor.
EMPOZE EDİLEN GÜZELLİK ANLAYIŞININ KURBANI MIYIZ?
Bu konuda İngiliz ve Amerikalı doktorların konuya yaklaşımlarında pek çok ilkesel farklılık da dikkat çekiyor. İngiltere'nin Bristol kentinden cerrah Nigel Mercer de "Amerikan etkisiyle pompalanan bir Barbie bebek imajı var. Kaşların daha yukarıda, dudakların silikonlu ve göğüslerin de büyütülmüş olması isteniyor. Özellikle Amerika'daki bazı doktorlar 'revizyon cerrahisi' üzerine kurdukları bir iş düzenini götürüyorlar. Oysa Avrupalı kadınların pişmanlık duyması da bu Amerikan imaj tarzına kapılmış olmalarından" şeklinde görüş bildiriyor.
Boston'daki Massachusetts General Hospital'da çalışan estetik cerrah Dr.Michael Yaremchuk geçen yıl 'Estetik Cerrahi Dergisi'nde yayınladığı makalesinde 'kaş kaldırma operasyonlarının ikinci bir operasyon yapılarak geri alınması' yolundaki taleplerde patlama yaşandığını belirtti.
Yaşları 32 ile 62 arasında değişen 22 kadın hasta birkaç ay içinde kendisine müracaat ederek "aşırı derecede yukarı kaldırılmış kaşlarından, saç çizgilerinden" memnun olmadıklarını belirterek bunun düzeltilmesi için ameliyat olmak istediklerini belirtmişlerdi. Yüz gerdirme operasyonlarının bir parçası olarak kaşların da yukarı kaldırıldığı durumlarda, hastalarda 'şaşırmış' bir yüz ifadesi oluştuğuna İngiliz doktorlar da dikkat çekiyorlar.
Londra'daki Cromwell Hospital'da çalışan cerrah Naresh Joshi, şu aralar girdiği ameliyatların yüzde 15'inin "daha önce başka bir cerrah tarafından yapılan işi eski haline döndürmek" olduğunu söylüyor.
Düzeltme amaçlı olarak gerçekleştirilen bu türden operasyonların bir kısmı, daha önce 'yanlış' yapılan bir takım işlemleri düzeltmek amacını taşıyor. Özellikle yurtdışına 'kozmetik bir tatil' amacıyla çıkılarak başka ülkelerde gerçekleştirilen estetik operasyonların 'istenmeyen sonuçlar' verme ihtimali daha yüksek.
Harley Medical Group kliniklerinde en çok göğüs büyütme amaçlı estetik operasyonlar yapılıyor. Ancak operasyon yaptıran hastalar geçtiğimiz yıllardaki eğilimlere kıyasla 'daha az oranlarda' büyütme talep ediyorlar.
HASTA PSİKOLOJİSİ NASIL ETKİLENİYOR?
İngiliz Psikoloji Derneği sözcülerinden klinik psikolog Linda Blair, yüz operasyonlarıyla ilgili olarak hastaların düşünce tarzını şöyle açıklıyor: "Birbirinin aynı şekilde yüz ifadelerine sahip olma fikrine bir tepki var. İnsanlar, yüz ifadelerindeki farklılık ve çeşitlilikleri korumak istiyorlar. Örneğin yüzdeki kırışlıklıkları düzeltmek, yüz ifadelerini donuklaştırıyor. Oysa yüz ifadesi bizim karakteristiğimizi ve kişisel özelliklerimizi yansıtır."
"Gidip estetik operasyon yaptıracak kadar kendi görünüşlerine önem veren insanlar, gördükleri diğer insanlardan bir farkları kalmadığını farkettiklerinde bundan etkilenebiliyorlar. Görünüşlerinin kendilerini tanımlayan 'asli unsur' olduğunu düşündükleri için de 'diğer insanlar gibi' olmaya katlanamıyor ve bu sefer de 'işleri düzeltecek' ikinci bir operasyon arayışına giriyorlar."
"Evinizdeki bir odayı dekore ettirdiğinizde, evin geri kalanı size pejmürde görünür. Estetik operasyon yaptırmak da biraz buna benziyor. Bir operasyon geçirirsiniz ve sonra operasyonun ortaya çıkardığı başka bir etkiden dolayı mutsuz olursunuz. Ve ilk yaptırdığınız operasyon sizde hayalkırıklığı yaratır."
Blair'in düşüncesine göre kozmetik revizyonların arka planında bundan başka psikolojik etkiler de söz konusu olabiliyor. "Eğer doğru nedenlerden ötürü yaptırıyorsanız, estetik cerrahi gerekli bir şeydir. Sanıyorum ki yaptırdıkları estetik operasyondan ötürü hayalkırıklığına uğrayıp tekrar eski hallerine dönmek isteyen insanlar, en başta giriştikleri değişikliğin kendi kariyerlerinde, talihlerinde veya ilişkilerinde olumlu değişiklikler yaratacağına inanıyorlardı. Oysa bu tür nedenlerle operasyon yaptıranların sonuçtan pişman olmaları büyük olasılıktır. Çünkü bu insanların estetik operasyon yaptırmaları, problemlerin üstüne yarabantı yapıştırmak gibidir. Asıl yara derinlerde kanamaya devam etmektedir. "
İngiltere'deki seçkin kliniklerin estetik operasyon talebiyle gelen hastaları uzunca bir süre 'aslında ne istedikleri' onusunda düşünmeye davet ettikleri ve operasyonların olası etkiler hakkında hastaları iyice bilgilendirdikleri kaydediliyor. Ancak operasyon geçirmeye kararlı bir İngiliz hasta, dünyanın başka bir yerinde olsa da istediği operasyonu yaptırır ve bu yolda engel tanımaz.
TÜRKİYE'DE DURUM NEDİR?
Türkiye'de de estetik cerrahi hızla gelişiyor. Televizyondaki sağlık ve kadın programlarında sıklıkla boy gösteren doktorlarımız işlerinde ne kadar usta olduklarını, Avrupa veya Amerika'daki meslektaşları kadar usta olduklarını ve Türkiye'deki operasyonların fiyat olarak da Batı ülkelerinden daha cazip olduğunu anlatmaya devam ediyorlar.
Estetik cerrahinin hasta üzerindeki psikolojik etkileri ve sonradan yaşanan pişmanlıklar hakkında Türkçe yazılmış makalelerin de medyada sıkça boy göstereceği günler uzak olmasa gerek.