Mesafeli duruşunun ardında aslında çok heyacanlı küçük bir kız çocuğu yattığını söyleyen Cansu Dere, "Sansasyonsuz bir hayatı ben seçtim. Aşkımı basının olmadığı yerlerde yaşıyorum" diyor.
Henüz 24 yaşında olmasına rağmen Türkiye'nin en iyi mankenleri arasında gösterilen Cansu Dere, Madame Figaro Dergisi'ne çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Mesafeli bir görüntünüz var... Bu sizin savunma mekanizmanız mı?
İlk kez gördüğüm insanlarla aniden samimi olmaktan hoşlanmam. Ama bu bilinçli bir seçim değil. "Şimdi böyle olayım" diye çıkmıyorum yola. Bir davetten ya da mekândan çıkarken suratıma mikrofon dayanmasını sevmiyorum.
Sansasyonlardan nasıl uzak duruyorsunuz?
Fotoğrafçıların olduğunu bildiğin yere gidersen, yakalanırsın. Ben öyle yapmıyorum. O yüzden şimdiye kadar beni ve ailemi üzecek haberler hiç çıkmadı.
Günün birinde mankenlik ve oyunculuk dışında başka bir mesleğe geçmeyi düşünür müsünüz?
O anda neyi yapmaktan hoşlanıyorsam, onu yapıyorum. Şimdi fotoğraf çekmek istiyorum örneğin. Modellikte istediğim yere geldim. Oyunculuğa da devam edeceğim ama bu bir heves değil.
Kendinizi nasıl tarif edersiniz?
Çok neşeliyim aslında ama bazen kendimi dibe çekiyorum bir bakıma. İnip yukarı çıkmak güzel. Terazi burcuyum. Dengeyi yakaladığımda her şey çok güzel oluyor. Kaybettiğim zaman ise bir daha yakalamakta zorlanıyorum.
Sevgilinizle ilişkilerinizde nasıl bir kadınsınız?
Öncelikle, çok anlayışlı davranırım, uyumlu bir insanım. Kıskanç değilim, mutluysam problem olmaz. Ama o ara kendimden vazgeçtiğim bir dönemse, o zaman işler iyi gitmiyor. Karşımdakine ruh halimi çok yansıtıyorum çünkü.
Hiç terk edildiniz mi?
Ben kendimi çok güzel terk ettiririm. Terk edilmeyi tercih ederim çünkü. Daha az sorumluluğu var. İki gün üzüldükten sonra problem kalmıyor.
Kolay aşık olur musunuz?
Hayır. Aşık olmak çok güzel bir şey. Gerçekten sevmem çok zor; çok az geldi başıma. Bir ya da iki kere. Birini gerçekten seviyorsam, şartım şurtum olmuyor.