Podyumların tescilli güzellerinden Asuman Krause; mankenlik, tiyatro ve televizyon dünyasından sonra şimdi de şarkıcılığa da el attı. 'Çok Yalnızım' adlı albüm çıkartan çiçeği burnunda şarkıcıyla röportaj yaptık.
Manken olarak podyumlarda salınırken, programlarda sunuculuk yaparken bir baktık albüm çıkarmışsınız. Ne zaman gönlünüze düştü bu albüm projesi?
Uzun zamandır aklımda olan bir proje değildi bu açıkçası ama son bir kaç yıldır üzerinde kafa yoruyordum. Bu işi yapmam gerektiğini düşündüm ve iyi yapabileceğime inandım. Bilirkişilere başvurdum ve sonunda albüm yapma kararı aldım.
Bu projeyi gerçeğe dönüştüren kim ya da kimler oldu peki?
Birçok insan “Sana albüm yapalım” dedi ama zaman geçti. Şimdi prodüktörlerimden biri olan Barış Konacak’la çıktık yola. Daha sonra bize Bülent Seyhan da katıldı.
Şarkıcılık mankenlikten sonra yapmak istediğiniz bir meslek miydi yoksa tesadüfler mi yönlendirdi sizi bu noktaya?
Hem bir istekti bu, hem de hayatta önüme sunulan bazı seçenekler beni bu noktaya getirdi.
Albümde kimlerin imzası var?
Hakan Altun, Ferda Anıl Yarkın, Orhan Ölmez gibi sanatçılar da bestelerini vererek bana destek oldu. Hakan Altun bir şarkıma şiir okuyarak eşlik etti. Bana inanmasaydı yaptığım işin altına imzasını koymazdı. Bu isimlerin dışında İsmail Tunçbilek var. Çok büyük bir müzik adamı. Onun dışında çalan herkes de iddia ediyorum sazının en iyisi olan üstadlar.
Albümünüz çıkmadan önce şarkılarınızı radyolarda kimliğinizi gizleyerek yayınlatmışsınız.
Evet… Önyargıların önüne geçebilmek için… Kim olduğumu bilmeden beni dinleyenler şarkımı çok beğenmiş. Sesim Burcu Güneş, Emel ve Linet'e benzetildi.
Önyargılar konusunda “Albümü önce dinleyin, sonra eleştirin" diyorsunuz.
Evet aynen… Bana "Bugüne kadar bir sürü manken kaset çıkarttı" dediler. Benim hiçbir endişem yok. Kendini bilerek yaptığın işleri mutlaka başarırsın. Beni önce dinlesinler. Beğenmezlerse istedikleri kadar eleştirsinler. İyi-kötü her yorumun başımın üstünde yeri var. Benim bu albümdeki amacım ünüme ün katmak değildi. Albümü çıkarırken insanların, "Ya, Asuman da mı?" diyebileceklerini düşündüm. Çünkü insanlar ister istemez konumlandırıyor. Bence bu yanlış bir konumlandırma. Doğru olsaydı konumlandıran insanlara göre tezgahtardan da şarkıcı olmamalıydı. Ama böyle bir şey var. İnsanlar maalesef bu mevzuyu konumlandırdılar.
Bu cümlenize değinecektim ben de. “Yanlış konumlandırma, ona bakılırsa tezgahtardan da şarkıcı olmamalıydı.” diyorsunuz ya.
Ben olmayan bir şeyi söylemedim. Bunu bu sektördeki herkes görebiliyor. Bu konuda benim yorum yapmam çok da doğru değil aslında ama şarkıcı olabilecek insanları mesleklerine göre gruplandırmamalıyız bence. Tezgahtardan, inşaat işçisinden şarkıcı oluyorsa mankenden de olabilir.
“Hiçbir endişem yok albümle ilgili” diyorsunuz. Neyi düşünerek böyle söylüyorsunuz? Neye bağlı bu?
Yaptığım işe güvenmeme…
Yaptığınız albümle ilgili olumsuz eleştiri aldınız mı peki?
Şu ana kadar bir tane bile olumsuz eleştiri almadım. Ne yakın çevremden ne sanat camiasından ne de halktan...
Mankenliğe başlamadan önce, yetişip gelirken ne olmak isterdiniz?
İki hayalim vardı benim. Biri dünyaca ünlü bir basketbolcu olmak bir diğeri de biyoloji öğretmeni olmaktı.
Hatta dişi Jordan olmak istiyormuşsunuz.
Evet… Uzun süre basketbolcu olmayı istedim. 13 sene profesyonel basketbol oynadım. Kendimi dişi Michael Jordan olarak görüyordum. Almanya'da milli takıma kadar yükseldim.
Peki bu hayaller varken mankenliğe başlayışınız nasıl oldu?
Güzellik yarışması sonrası kendimi bir anda Uğurkan Erez’in podyumunda buldum. (Gülüyor) Manken ya da şarkıcı olmak gibi bir hayalim yoktu. Ama hayat beni buraya getirdi. Mankenlikten sonra tiyatro da yaptım.
Aydın ve Alişan’la programlar sundunuz farklı zamanlarda. Sunuculuğa geçişiniz…
Kimsenin teşvikiyle değildi aslında sunuculuğa geçişim. Bana sunulan teklifleri değerlendirdim.
Aydın’la beraber sunduğunuz sabah kuşağı programının size getirdikleri…
O dönem benim gizli gizli albüm çalışmalarıma başladığım bir dönemdi. O programla düzenli bir gelire ve hayata sahip oldum ve albümüm içi çok iyi çalışabildim.
Bir de oyunculuk tecrübeniz oldu. Bir sit-com’da rol aldınız. Yaptığınız işlerden farklı bir alan. Neler hissettirdi oyunculuk?
Oyunculuk da bir kilometre işi. Ne kadar çok oynarsanız o kadar gelişiyorsunuz bu konuda. ‘Aynı Çatı Altında’ adlı sit-com’da birçok tiyatrocuyla karşılıklı oynadım. Mesela Tulüğ Çizgen. Tam bir okul...
Güzellik yarışmasında tescillendiniz. Mankenlik, tiyatro, sunuculuk, oyunculuk şimdi de şarkıcılık… Siz hangisini en iyi yaptığınızı düşünüyorsunuz?
Yaptığım hiçbir işte kötü olduğumu düşünmüyorum açıkçası. Mankenlik defterini en üst noktadayken kapattım. şimdi oyunculuk ve şarkıcılıkta iyi şeyler yapmak için her gün çalışıyorum.
Mankenlikten şarkıcılığa geçen isimler arasında beğendikleriniz kimler desem…
İsim vermeye kalkıp da birini unutursam çok üzülürüm… O yüzden isim vermeyeceğim ama işini çok iyi yapan arkadaşlarım var.
Sizin için başarının tanımı…
Başarı mutluluktur.
Mutluluk deyince… Küçük şeylerden mutlu olanlardan mısınız?
Ben çok kolay mutlu olan bir insanım. En son yaşadığım mutluluklardan birini paylaşayım mesela. Arabamda giderken bir anda tanıdık bir melodi geldi kulağıma, benim şarkım olduğunu anladığımda çok heyecanlandım ve çok mutlu oldum. Tarif etmek çok zor.
Aşık olduğunuzda neler değişir, ne gibi farklılıklar gözlemlenir sizde?
Aslında çok da net cevaplanabilecek bir soru değil. Ama aşık olduğumda, normal durumumdan bir hayli farklı olduğun kesin. (Gülüyor)
Zor mu aşık olursunuz?
Zor ya da kolay olarak değerlendiremem ama çok sık aşık olmam.
Aşkta duygularınız mı konuşur, yoksa belli bir süreçten sonra mantığınız mı devreye girer?
Mantığın hakim olduğu bir şeye aşk denilemez ki...
Sizi etkileyecek birinde aradıklarınız neler?
O çok belli olmaz. Bazen bir bakış, bazen bir gülüş, çoğu zaman gözler, hareketler... Net bir şey söylemek zor.
Aşka değinmişken… Hayatınızda biri var mı yoksa yalnız mısınız albümünüzün adı gibi?
Evet... Özel hayatımda kimse yok
Yalnızlığı sever misiniz yoksa korkutur mu yalnızlık sizi?
Her insanın zaman zaman yalnızlığa ihtiyacı olduğuna inanırım ama genelde yalnızlığı çok seven biri değilim.