Oyunculuğa yedi yaşında başlayan, dünyanın en iyi oyunculuk eğitimi veren okullarından birinden dereceyle mezun olan Mine Çayıroğlu'nun kapısını çalan yapımcı yok.
Güzellikse güzellik... Yetenekse yetenek... Eğitimse eğitim... Deneyimse deneyim... Peki Mine Çayıroğlu nerede? 'Çalıkuşu', 'Yeniden Doğmak' ve 'Berdel' ile oyunculuk konusunda daha çocuk yaşlarda deneyim kazanmıştı. Dünyanın en iyi oyunculuk okullarından Londra'daki "Guildford School of Acting"den ise dereceyle mezun olmuştu. Güzeldi ve yeteneği konusunda herkes hemfikirdi. Ne var ki Çayıroğlu kendisinden daha deneyimsiz, daha eğitimsiz rakiplerinin çok gerisinde kaldı. Bir zamanların çocuk yıldızı, geleceğin star adayı Mine Çayıroğlu'nu, artık televizyon ekranlarında ve beyazperdede görmek, leyleği havada görmekten daha zor hale geldi. Yıllar önce 'Yeniden Doğmak'da, Bulgaristan'daki zulümden kurtulup geldiği Türkiye'de yeniden doğan 'Aysel' karakterini canlandıran Mine Çayıroğlu bugünlerde Mustafa Altıoklar'ın yeni filmi 'Beyza'nın Kadınları' ile yeniden doğmanın hesaplarını yapıyor.
* Önce hoşunuza gidecek bir soruyla başlayalım. Rol alacağınız 'Beyza'nın Kadınları'ndan bahseder misiniz?
Gizlilik anlaşması yaptığım için canlandıracağım karakter ve filmle ilgili fazla bilgi veremem. Oldukça geniş bir kadroya sahip bir film ve bu sezon vizyona girecek diğer bütün filmlerden çok ayrı bir yeri olacak. Gerçekten oyunculuk bilgisi ve yeteneği isteyen bir karaktere hayat vereceğim. Bugüne kadar canlandırdığım bütün karakterlerden çok farklı bir role bürüneceğim.
* Bugüne kadar canlandırdığınız diğer karakterler gerçekten oyunculuk bilgisi ve yeteneği gerektirmiyor muydu?
Elbette bütün roller oyunculuk bilgisi ve yeteneğini ortaya sermeyi gerektirir. 'Beyza'nın Kadınları'nda benim canlandıracağım karakter daha fazlasını istiyor.
* Bütün deneyiminize ve eğitiminize rağmen neden geri planda kaldınız?
Doğru söylüyorsunuz. Geri planda kaldığımı kabul ediyorum. Televizyonda da sinemada da istediğim projeler gelmedi. Bana gelen teklifler beni heyecanlandırmadı. Bende heyecan uyandıracak yapımlardan da bana teklif gelmedi.
* Yapımcılar sizi unuttu mu? Böyle bir gözleminiz var mı?
Dilerim unutmamışlardır. Dışarıdan bakıldığı zaman yapımcıların beni unuttuğu kolaylıkla söylenebilir. Böyle düşünülmesi için ortada yeterince neden var. Hiçbir mazeretin arkasına saklamanın bir anlamı yok. Yapımcıların beni unuttuğu şeklinde bir görüşü yalanlayacak değilim. Ortada bir sorun olduğu kesin. Belki sorunu yapımcıların beni unuttuğu şeklinde çok uç noktada tanımlamıyorum ama akıllarına gelen ilk oyuncu ben olmadığımı da bilecek, görecek kadar deneyimli ve olgunum.
* Peki hatanız nedir?
Ortada varolan sorunun ne olduğunu ben daha yeni keşfettim. Uzun süre kendi kendime 'neden?' diye sordum. Kendimi bu konuda oldukça fazla sorguladım. Önceleri oyunculuk eğitimi için İngiltere'ye gidip dört yıl gözlerden uzak kalmış olmamın dezavantajını yaşadığımı düşündüm. Belki benim dört yıl gözlerden uzak olmamın bir dezavantajı vardı ama asıl sorun bu değildi. Sonra oturup neler yapmam gerektiği konusunda planlar yaptım.
* Yanlış projelerde yer almanız bir hata olabilir mi?
Örneğin 'Metropol Kabusu' gibi... 'Metropol Kabusu' başta iyi bir projeydi ama yapımla ilgili sorunlar yaşandı. Promosyonu yeterince yapılamadı. Bunların sonucunda film izlenmedi. Bunun suçu da oyunculara yüklenemez. Filmin vasat olmasının nedeni oyunculardan değil, yapımla ilgili sorunlardan kaynaklandı. Sonuç olarak ben vasat bir filmde rol almanın şanssızlığını yaşadım. Bu filmin kariyerime ne ölçüde zarar verdiğini şu anda bilmiyorum. Belki ileride bunu daha net göreceğim.
* Müziğe yönelişiniz oyunculuğunuzu geri planda bırakmış olabilir mi?
Şarkıcılık benim çocukluktan bu yana ilgi duyduğum bir sanat alanıydı. İstediğim şartlar olmayınca albüm çıkarmadım. Ta ki şartlar istediğim şekilde oluşuncaya kadar. Ayrıca benim aldığım eğitim sadece oyunculukla ilgili değildi. Sesimi kullanma eğitimi de aldım. Hem isteğim vardı hem de eğitimim. Bunu neden kullanmayayım?
Bu filmle yepyeni bir başlangıç yapacağım
* Oyunculuk ve şarkıcılık arasında sıkışıp kalmanın olumsuzluklarını yaşıyor musunuz?
Evet, bazen bu sıkışıklığın olumsuzluklarını çokça yaşıyorum. Ama bunları aşmak için yeni bir ekip kurdum. Her başarılı sanatçının arkasında güçlü bir ekip bulunuyor. Stratejiler geliştirmek için yeni ekibimle birlikte çalışıyoruz. Geçen yıla kadar işleri amatörce yürütüyordum. Kendimi pazarlama eksikliğim vardı. Bir ekibim yoktu. Ne var ki kazın ayağının öyle olmadığını gördüm. Zamana ayak uydurmak gerekli.
* Olmanız gereken yerde olduğunuza inanıyor musunuz?
Olmam gereken yerde değilim. Fakat asla pes de etmem...
* 'Beyza'nın Kadınları' sizin için yeniden bir başlangıç mı olacak?
Yeni değil yepyeni bir başlangıç. İzleyenlerin kafasında şu aynen olacak: 'Mine döndü'.. Mustafa Altıoklar ile hep çalışmak istiyordum. İşte istediğim fırsat...