Arda Kural, son günlerde “Emret Komutanım” dizisi ve “Banyo” filmiyle adından sıkça söz ettiriyor.
Leonardo DiCaprio’ya benzerliğiyle geniş bir hayran kitlesine sahip olan Arda Kural, bu şekilde anılmaktan hoşlanmıyor. Oyunculuğun yanı sıra amatör olarak sinema yazarlığıyla ilgileniyor. Kısa film çekmeyi çok istiyor. Gençlik dizilerinde yer almanın ve popüler olmanın onu mesleki anlamda tatmin ettiğini söylüyor.
“Emret Komutanım” dizisi için teklif geldiğinde ne düşündünüz? Bu role nasıl hazırlandın?
“Emret Komutanım” harika bir proje oldu. Herkesin eşit ölçüde emeği bulunan işler yok deneced kadar azdır. Rol için ufak hazırlıklarım oldu, ama çok zamanımı alacak kadar hazırlanmadım.
Leonardo DiCaprio’ya benzerliğin oyunculukta bazı kapıları daha mı kolay açtı?
Leonardo DiCaprio’nun çok popüler olduğu bir dönemdi. Çok daha genç bir dönemde sağlıklı kararlar vermeden yönlendirilmemden kaynaklandı. O dönem yaptığım işler ve hataları doğru bir başlangıç olarak görmüyorum. Aksine asla benimle benzeşmeyen durumlardı. Şu bir gerçek, dünyaca ünlü bir oyuncuya benzetilmek beni çok farklı ortamlara taşıdı. Biraz da kolaylaştırdı. Ama birine benzetilerek tanınıyor olmak bir zaman sonra beni fazlasıyla sıkmaya başladı, çünkü istediğim bu değildi.
“Banyo”daki rolünden bahseder misin?
“Banyo”yu ilk okuduğum zaman çok korktum. Endişelerim vardı. Ama benim için hiçbir şey, önemli bir yönetmenin imzasını taşıyan bir filmde yer almak kadar önemli olmadı. O yüzden “Banyo”da olmak gerektiğini düşündüm. Oğuz çok zor bir karakter değildi, en azından ben hiç zorlanmadım. Sanatına değer veren bir sinema öğrencisinin gözünden dünyayı görmek kolaydı.
Çok popüler olduğun bir dönemdesin. Kızların yoğun ilgisi sana ne hissettiriyor?
Kendimi daha iyi hissediyorum. Birilerinin beni desteklediğini bilmek beni kamçılıyor.
Sevgilin var mı?
Ciddi bir ilişkim vardı, henüz bitti. Şu an hayatımda kimse yok. Ve çok beklediğim güzel, anlayışlı ve şefkatli kadını bulana kadar kimseyi sokmaya da düşünmüyorum.
İlişkilerini nasıl yaşarsın?
İlişkilerim biraz karmaşık ve yoğun olur. Her şey yaşanır ve mutlaka unutulmaz izler kalır. Bir paylaşım ya da bir his olmadığı sürece biriyle birlikte olamıyorum. Bu da çoğu zaman ilişkide antipatik görülüyor. Ancak bana göre eğlence amaçlı flörtler insanların kendilerine olan saygılarını yitirmelerine neden oluyor. Tabii bu sadece benim şahsi fikrim.
Nasıl bir kadın düşlersin?
Benim düşlediğim kadın kesinlikle zekasını kullanabilmeli ve bilinçli olmalı. Oluğun olmak zorunda değil, ama belli bir anlayışa ulaşmış, kişiliği ve hayata bakışı net olmalı. Uzun saçlı, şefkatli ve anlayışlı bir kadın. Gözleri mutlaka sadece bana bakmalı. Benim en iyi dostum olmayı başarmalı, tabii ben de onun.