Kanal D ‘de önümüzdeki hafta başlayacak olan ‘Deli Duran’ dizisinin hem başrol oyuncusu hem de senaryo yazarı olan Kadir Çöpdemir yeni dizisi hakkında konuştu.
- Deli Duran’ı diğer dizilerden ayıran özellikler neler?
Bu dizi, tamamen tarihin derinliklerinde geçen bir sit-com. Adı, Deli Duran ve ben de Duran karakterini canlandırıyorum. Dizi, Duran adındaki bu fedainin başından geçen ilginç olaylardan oluşuyor. Her bölümde farklı bir hikáyeyle izleyenlerin karşısına çıkacağız. Masalsı bir havası olan bu sit-com’da izleyenler bugünlerden de esintiler olduğunu görecekler. Dizimiz diğerlerinden farklı. Her dizinin bir müşterisi var. Hepsi birbirinin aynısı değil fakat bu sit-com diğerlerinden çok daha farklı bir proje. Zaten dizinin esprisi, kostümleri ve dekorlarında saklı.
- Biraz dizinin konusundan bahseder misiniz?
Birbirine düşman iki sarayda geçen hikáyeler var dizide. Biri eski Cüneyt Arkın filmlerinde sıkça rastladığımız Osmanlı Sarayı, diğeri Britanya adını verdiğimiz Avrupa Sarayı. Sarayların içerisinde çevrilen entrikalar, yaşanan ilginç olaylar ve çevrilen üç kağıtları seyircilere komik bir dille anlatacağız.
- Deli Duran nasıl bir karakter?
Bir kahraman ama bizim alışageldiğmiz kahraman tipinin biraz dışında. Bizim kahramanımız uçuyor, hoplayıp zıplıyor. Deli Duran ise, kırıp döken, sakarlıkları ve sersemlikleri olan bir kahraman. Bir takım işleri beceriyor fakat şans ve tesadüfler her zaman onun yanında oluyor. Delice işler yaptığı için adına Deli Duran denmiş.
- Karagöz-Hacivat, Keloğlan gibi filmler yeniden çekiliyor. Siz de Kara Murat tarzında bir sit-com yapıyorsunuz...
Bunlar birbirleriyle koordinasyonu olan işler değil. Karagöz-Hacivat veya Keloğlan çekiliyor diye biz böyle bir projeye başlamadık. Bazen kuşak hareketleri, belli bir şeye yönelim olur. Biz bu projeyi organize ederken diğer projeler yoktu. Her şey masanın üzerine çıkınca tarihi projelere eğilim olduğu görüldü.
- Ekmek Teknesi’nin hayatınızdaki yeri nedir?
O dizi benim için büyük kapılar açtı, ufkumu genişletti, bana yeni bir meslek edindirdi. Çok geniş kitleler tarafından tanınmanı sağladı. Bu yüzden her zaman kalbimin derinliklerinde bir yerde olacak. Ben isterim ki bundan sonra yapacağım her iş Ekmek Teknesi’nin bereketi ve tadıyla olsun. Üç sene sürdü ama bana ilk zamanları çok tatlı geliyordu. Çünkü yeni bir kapı açıyorsunuz, bilmediğiniz bir dünyaya giriyorsunuz. Ben Ekmek Teknesi’nden önce ne oyunculuk yaptım ne de bu işin eğitimini aldım. Bu dizide oynayarak, bambaşka bir dünyanın keşfini yaptım. Keşifle de kalmayarak oyunculuğu kendime meslek edindim. Yani bu dünyayı önce keşfettim, şimdi de fethediyorum. Hem para kazandım hem eğlendim. Bu işin yaratıcılarına hep minnet duyacağım.