Zaman geçtikçe kıyafetlerimizin üzerindeki beden numaraları kullanılamaz hale geldi. Kıyafet bedenlerinin beyinlerimizde sebep olduğu daralmayı araştırdık.
Fark ettiniz mi? Zayıflıkla ilgili takıntılar aslında hep rakamsal oyunlar üzerine kurulu. Bazen karmaşık bir vücut kitle indeksi hesabına girişiliyoruz, bazen de fitness salonunda, basküldeki gramlar hanesine takılıyor gözümüz. Beden ölçüsünü küçültme arzusu gülünç bir duruma dönüştü günümüzde: Şimdilerde kıyafet bedenlerinin sıfır ya da sıfırın altında (negatif 00) seyrettiği günleri yaşıyoruz. Negatif bedenler kadınlar üzerinde her zamankinden daha büyük bir baskı oluşturuyor. Bu insanları, sanki o kıyafetleri giyebilecek binlerce kadın varmış da onlar için birşeyler yapma gayretine girişmiş sanırsınız. Kuzey Carolina'dan klinik psikolog ve imaj uzmanı Susan Head "Kişisel değerlerimizin ölçülmesinde en son kıstaslardan biri vücut ölçüsü olmalıdır" diyor, Bu saçma durumu daha da karmaşık hale getirmek üzere beden ölçülerindeki tutarsızlıklar da aynı hızla artıyor. Bugün bir 6 beden (36-38) bundan birkaç yıl önceki 6 bedenden daha geniş olabiliyor. Bugünkü 6 bedenler farklı mağazalarda farklı genişlikte de karşımıza çıkabiliyor. Gardrobunuzdaki size ait kiyafetlerin her birinin farklı ölçülerde olduğuna bahse girebiliriz. Aslında siz de bu kadar küçük bedenlere nasıl sığabildiğinize şaşırıyor olabilirsiniz. Tüm bunlarla ilgili heyecana kapılmadan önce giyim endüstrisinin bu beden işiyle nasıl oynadığına ve basit bir rakamın bizim için nasıl bu kadar önemli mesele haline getirildiğine bir bakalım.
Beden Ölçülerinin Sırrı Bundan 30-40 yıl önce kıyafet tasarımcıları çok para getirecek bir durumu keşfettiler. Daha küçük bedenlere sığabildiğini gören kadınlar kendini daha iyi hissetmekle kalmıyor, giyime daha fazla harcıyordu. "Bir kaç kilo aldıktan sonra kıyafet almaya korkuyorum çünkü daha büyük beden kıyafetler almak kilo aldığımı kabullenmem anlamına geliyor" diyor Cosmo editörlerinden Banu Evkuran "Bu yüzüme tokat yemek gibi bir şey" diye ekliyor. Bazı tasarımcılar da yaratıcı bir ölçülendirmeyle bedeni büyütmeden elbiseyi birkaç santim genişletme yoluna gittiler. Örneğin bugün giyindiğiniz 2 beden pantolonun bel ve kalçası muhtemelen 10 sene öncesinin 4 bedenine denk geliyordur. Bu yüzden bugünkü 00 bedenler kadınların daha da inceldiğinin bir işareti değil. (Bazı aktrisler bu genellemenin dışında tutulabilir). Tüm bu olan biten aslında desinatörlerin yarattığı bir olgu: çünkü 4'ler 2, 2'ler de 0 olunca daha zayıf kadınlar beden dışı kalma tehlikesiyle karşı karşıya kaldılar. "Standardize beden ölçüsü tabloları mevcut ancak desinatörler, bunlarla oynamaktan çekinmiyorlar." diyor Kuzey Teksas Üniversitesi'nden ticaret profesörü Tammy Kinley. Profesör Kinley'in 1000 kadın pantolonu üzerinde yaptığı bir çalışmada 4 beden pantolonlar arasındaki fark 21 cm'e kadar çıkıyor. "Desinatörler, müşterilerin mutlu oldukları sürece daha fazla kıyafet denediklerini ve onları beden açısından mutlu eden markalara yöneldiklerini keşfetmiş durumdalar" diyor ABD'deki TC2's adlı araştırma şirketinden Jim Lovejoy. Sevin ya da sevmeyin bedenlerin bu özgür ölçülenmesi bir müddet daha devam edecek gibi. Lovejoy'a göre gittikçe artan sayıda desinatör ölçüleri küçültüyor çünkü ölçü küçüldükçe karlar artıyor.
Zayıf Moda Olunca Küçük ya da ince bir bedene sahip olmak her zaman istenen birşey olmadı. Ama sizin de farkettiğiniz gibi günümüzdeki bazı güzellik ikonları, modeller ve ünlüler son derece inceler. "Zayıflık şu anda moda, ancak ideal vücut ölçüsü de zayıf hatlar ile daha kavisli hatlar arasında gidip geliyor" diyor Moda Teknolojisi Enstitüsü'nün Müze Direktörü Valerie Steel. 80'lerde moda Cindy Crawford'un önderliğini yaptığı şekillice hatların etkisi altındayken 1992'de Kate Moss ince fiziğiyle önderliği ele aldı. Mankenlerin bedenleri küçüldükçe ünlüler de bunlara eşlik etti. Ünlülerin stilisti Rob Zangardi'ye göre yıldızlar mankenlerin içine girebildiği kıyafetleri kırmızı halı üzerinde giyinmek için desinatörlerden ödünç alabiliyor. Ancak Zangardi: "Bir çok ünlü o kadar inceldi ki numuneler bile onlara büyük gelebiliyor" diyor. Zayıflık trendini kıran J.Lo ya da Scarlett Johansson gibi yıldızlar da var. Ancak bunlar kuraldan çok istisnayı temsil ediyor.
Ölçü Deliliği Halihazırda genel olarak ölçü kaygısının kritik bir hacme ulaştığı söylenebilir. Tabbi ki beden ölçüsü tüm zamanlarda önemli olmuştu ancak bugünlerde bir saplantıya dönüşmüş durumda. Gazeteler yıldızların vücutlarına odaklanan "Hollywood Kıyafet Ölçüleri Küçülüyor" tarzı haberleri yapmaya devam ediyorlar. Diğer tarafta da obezler var. Google "obezite salgını" yazdığınızda 527 bin başlık çıkıyor karşınıza. Sadece 2006 yılında Amerika'da 200 diyet kitabı yayınlandı, ki bu sayı 10 sene öncesinin 2 katını ifade ediyor. Tüm bunlar beynimizi tüm bunlarla doldurmanızı güçlü bir şekilde etkiliyor. "Zayıflık bu kadar düzenli ve önemli bir şekilde tartışıldığı sürece bizi buna büyük önem vermeye zorluyor" diyor vücut imaj uzmanı ve yeme bozuklukları merkezi eğitim direktörü Adrianne Ressler. "Beden ölçüsü kaygıları bilinçaltınıza yerleşiyor ve düzenli olarak tekrarlamanıza neden oluyor" Aslında gayet güzel bir fiziğe sahip olan 29 yaşındaki Ceylan "Beden ölçüsü fikrini aklımdan çıkaramıyordum" diyor. "Hatta ondan etkilenmek ve birgün içine sığabilmemi teşvik etsin diye duvara 2 beden bir pantolon astım". Sorun beden ölçünüzden ziyade bu kadar istikrarsız ölçülendirmeye nasıl güvenebileceğinizi gibi görünüyor.
Ağır bir Psikolojik Yük Bir diğer soru da gerçekten kilo vermemişken daha küçük beden giysilerin insanları neden mutlu ettiği. Head bu durumu "Ölçü gerçekten önem verdiğimiz bir değer olduğu için, duygularımız mantığın yerine geçiyor, kendimizi tamamen ince ve güzel olduğumuza inandırmaya çalışıyoruz." diye açıklıyor. Evet, durum tamamen bir hileden ibaret, gerçeği safdışı etmeye bayılıyoruz çünkü incelme duygusu insana kendini harika hissettiriyor. Güvensizliklerimizin bizi canevinden vurması da bazen rasladığımız bir şey: Eğer vücudunuzdan memnun değilseniz, gerçek şeklinizi tanıyamıyorsunuz. 31 yaşındaki tasarımcı Gülay "Bazen 4 beden bir etek giyip düşünüyorum: Mümkün değil bu bana olmaz, ama olduğu zaman da zafer kazanmış gibi hissediyorum. Aynı mağazadan alınmış iki beden büyük elbiselerim de olsa, gerçeği bir türlü göremiyorum, onları kaç defa yıkadım, kesin çekmişlerdir diye düşünüyorum." Ayrıca, bir kez ince bir bedene düştüğünüzde, kendinizi 2 beden olduğunuza inandırabilir ve başka markalarda 4 veya 6 beden giydiğinizde moraliniz bozulabilir. 33 yaşında, yeni evlenen Güler, gelinliği için alışveriş yaparken hissettiklerini şöyle anlatıyor: "Normalde küçük beden giyiyordum. Gelinliğimi alırken beden yükselmek zorunda kaldım. Böyle bir zamanda gelinliğimi buldum diye sevineceğime kendimi depresyona girmiş bir vaziyette buldum." Bütün bu belirsizlikler sadece üzerimizdeki bir numarayla ilgili. Head durumu "Gerçek şu ki kendimizi kıyaslayarak endişelenmemizi gerektirecek hiç bir standart yok. Vücudumuzdan kopmuş ve karamsarlığa batmış durumdayız." Bir konu hakkında fazlasıyla strese girmek, oyunu kaybetmenize neden olabilir. Sıfır beden olmanın neresi iyi? Sıfır beden olma düşüncesi bile fazlasıyla rahatsız edici. Head bu durumu "Güzel ve çekici kadınlar yok olmak zorundalar" diye açıklıyor. Gerçekten bu dünyada daha az yer kaplamak istiyor muyuz? Belki de, tüm bunlardan sonra istenen ölçülere uygun olmanın daha iyi yolları vardır.