Dilek Hanif ile Paris dönüşü, ayağının tozuyla bir röportaj yaptık.
Haute Couture’de Paris Moda Haftası'na katılan tek Türk tasarımcısı Dilek Hanif ile Paris dönüşü, ayağının tozuyla bir röportaj yaptık.
Şu sıralar Mart ayında Nişantaşı City's'de açacağı Haute Couture mağazasının çalışmalarıyla ilgilenen başarılı modacı yine oldukça yoğun. Dilek Hanif ile oldukça büyük beğeni toplayan defilenin arka planı, defiye sırasında hissettiklerini, sonrasını ve yeni hedeflerini konuştuk.
Haute Couture’de Paris’e giden tek Türk tasarımcısınız. Çok iyi bir defile gerçekleştirdiniz. Paris Moda Haftası'na katılmaya nasıl karar verdiniz? Burada yer almak için hangi kriterlere uygun olmak ve ne gibi çalışmalar yapmak gerekiyor? 2004 yılında Paris Haute Couture haftasında gerçekleştirmiş olduğum defilemin ardından ikinci kez Paris Haute Couture haftasında bir defile gerçekleştirdim. 4 yıllık bir ara vermemin en büyük nedeni bu işin bundan sonra sürekliliğini sağlamak için gerekli finansal güce erişebilmekti.. Bu moda haftasına kabul edilebilmek için çok zorlu bir süreci geçmek gerekiyor. İlk katıldığım zaman bu haftayı düzenleyen komite koleksiyonlarımı ve atölyemi inceleyerek gerçekten couture üretim yapılıp yapılmadığına dahi bakmıştı. Bildiğiniz gibi Christian Lacroix, Chanel, Christian Dior, Jean Paul Gaultier gibi moda devlerinin haute couture koleksiyonlarını sergileyeceği bir moda haftasında bir Türk moda tasarımcısı olarak boy göstermek büyük bir altyapı ve uzun bir çalışma süreci gerektiriyor.
Defileye ne kadar zamanda hazırlandınız? Konsepte karar verirken nelere dikkat ettiniz? Defile için toplamda 6 aylık bir çalışma süreci geçirdim. Osmanlı’yı işlemek Dilek Hanif kimliğinin bir parçası… Yeni koleksiyonum her zaman ki Dilek Hanif koleksiyonlarından daha renkli bir koleksiyon. 2008 İlkbahar – yaz koleksiyonumda modern ve gelenekselin birleştiği yeni parçalar tasarlamaya çalıştım.
Defilenizde Osmanlı çizgileri ve motiflerinden esinlenerek hazırladığınız kıyafetleri sundunuz. Çoğu modacı okuduklarından ve gözlemlediklerinden esinlenir. Koleksiyonlarınızı hazırlarken esinlendiğiniz biri veya tarih kitabı oldu mu? Ben her zaman Osmanlı kültüründen, Türk kültüründen etkilenmiş koleksiyonlar çalıştım. Bu zaten benim genel kimliğimin bir parçası… Bu sefer Osmanlı’yı 20. yüzyılın başlarında çalışmış bir tasarımcı olan Paul Poiret’in ruhundan etkilendim. Paul Poiret’in çalışmaları çok belirgin olmasa da koleksiyona yön verdi.
Tasarımlarınızı ve kumaşlarınızı seçerken nelere dikkat ettiniz? 'Bunu sunmalıyım' demek, karar vermek zor oldu mu? Kumaş olarak şifonun ve el işlemelerinin çok ağırlıklı olduğu bir koleksiyon ortaya çıktı. Mercan, Turkuaz gibi Osmanlı’ya ait renkler çok ön plandaydı. Bunların dışında gece mavisi, okyanus mavisi, bakır, dore, gümüş, bej ve krem renkler koleksiyonun geneline hakim oldu.
4 yıl aradan sonra ilgi nasıldı sizce? Paris Haute Couture haftasında devamlılık çok önemli bir unsur tabi ki… Mile iletişim yönetiminde başarılı bir iletişim çalışması gerçekleştirdik. Bu çalışmaların neticesinde Dilek Hanif adını Paris’de bir kez daha duyurduğumuza inanıyorum. Katılım ve ilgi çok büyüktü. O güne kadar Palais de Tokyo’da gerçekleştirilen en kalabalık defile olduğu bilgisini aldık. Türkiye’den çok önemli konukları ağırladık ancak Fransa’dan ve hatta Fransa’nın dışından gelen çok önemli davetlilerimizde oldu.
Dünyaca ünlü modacılar çok disiplinli çalışıyorlar. İyi bir ekipleri var. Farklı kesimlerden destek görüyorlar. Siz Paris'e giderken destek gördünüz mü? Ekibinizi geliştirdiniz mi? Atölyemin bünyesinde uzun yıllardır bir arada çalışan 20 kişilik bir ekibim var. Tüm koleksiyonu tamamı Türk olan bu ekip Türkiye’deki atölyemde hazırladı. Ben neredeyse tüm kazancımı Dilek Hanif markasını güçlendirmek ve dünyaya tanıtmak için harcıyorum. Dünya devlerinin koleksiyonlarını sergilediği bu önemli moda haftasına tüm maliyetleri kendim üstlenerek, tamamen kendi olanaklarımla katıldım.
Paris'teki gibi defilelerde büyük ilgi görmenizin sırrı sizce nedir? Paris’de en önemli unsur koleksiyon. Basın tüm ilgisini koleksiyon üzerine odaklıyor ve katılımcılarda sadece koleksiyonu görmek için geliyorlar. Bu benim ve ekibimin ortaya çıkardığı işe gösterilen ilgidir bana göre…
Bu Paris'teki ilk defileniz değil. Dilek Hanif, ilk defileden bu yana ne kadar yol almış? Bunu benim takdir etmem çok doğru olmaz diye düşünüyorum… Markamı geliştirmek için büyük emek harcadım. Umarım sonuçları olumlu olarak nitelendirilir.
Son kreasyonunuzu sunduktan sonra Türkiye'den bu tasarımını almak istediğini söyleyen ünlüler oldu mu? Varsa tasarımları ve isimlerini paylaşır mısınız? Son koleksiyonumu sunduktan sonra ilk sipariş bir Türk’den gelmedi. Maroc prensesinin stil danışmanı olan bir hanimdan geldi.
Paris Moda Haftası'ndaki tasarımcıların koleksiyonlarından hangisini en çok beğendiniz? Gerçeği söylemek gerekirse hiçbirini inceleme şansım henüz olmadı. Neler kaçırmışım diye hemen bakacağım. Kendi defile telaşım ve stresim içinde diğer defileleri izlemem mümkün olamadı.
Bundan sonraki hedefleriniz neler? Yakında ikinci bir alt marka olacak olan lüks hazır giyim koleksiyonumun son çalışmaları içindeyim şuan. Couture üzerine Nişantaşı City's'de bir mağaza açıyorum. Mart ayında açılacak mağazamda Haute Couture ürünleri yer alacak. Couture çalışmalarım ve defilelerimin yanı sıra ikinci line’imizi geliştireceğiz.