Uzmanlar, yaz mevsiminde güneşin cilt üzerindeki olumsuz etkilerine karşı uyarırken, sigara tüketimi, mimik kullanımı, beslenme bozukluğu, uyku pozisyonu ve yer çekimi gibi dış etkenlerin cildin yaşlanmasında önemli rol oynadığını belirtiyor.
Kadıköy Şifa Sağlık Grubu Dermatoloji Uzm. Dr. Rukiye Kaymaz, cildin genetik ve çevresel faktörler ile ilişkili olarak yaşlandığını ve doğru yöntemlerle yaşlanmanın geciktirilebileceğinin altını çizdi.
Cildin seneler boyunca genç kalmasını sağlamak için uzun soluklu korumanın gerektiğini belirten Uzm. Dr. Rukiye Kaymaz, ilk olarak alınması gereken önlemin güneş ışınlarından kaçınmak olduğunu ifade etti.
Güneşin etkileri kadar, sigara tüketimi, mimik kullanımı, yanlış uyku pozisyonu, beslenme bozukluğu ve yer çekimi gibi dış etkenlerin de yaşlanmayı hızlandırdığını belirten Kaymaz “Karbonhidrat, protein ve vitamin açısından belli oranlarda dengeli beslenerek özellikle domates, tatlı kırmızıbiber, ahududu, nar, kiraz gibi kırmızı renkli sebze ve meyveleri tüketmek cildi yaşlanmaya karşı koruyor. Yapılan araştırmalar, uyku sırasında sırtüstü pozisyonun kırışıklığı engellemeye yardımcı olduğunu gösteriyor. Ayrıca az mimik kullanmak, sigara içmemek, ciltteki yaşlanmayı anlamlı derecede yavaşlatıyor” dedi.
GÜNDE İKİ LİTRE SU İÇİN Daha sağlıklı ve genç bir cilt için günde en az iki litre su tüketilmesi gerektiğini anlatan Kaymaz, kırışıklık ve yaşlılık belirtileri henüz oluşmadan önlem alınması gerektiğinin altını çizdi.
30’LU YAŞLARDAN İTİBAREN DAHA BİR ÖZEN GEREKİR İlk gençlik yıllarında cilt tipine uygun kırışıklık karşıtı ürünler seçilmesinin ve düzenli kullanılmasının gerektiğini belirten Kaymaz, 30’lu yaşların ortalarından itibaren ise, cildimizin daha özel bir bakım gerektirdiğini, bu nedenle, kişinin cilt tipine uygun onarıcı nitelikte gece ürünlerin kullanımının önem kazandığını vurguladı.
Menopoz dönemine doğru, özellikle 50’li yaşlarda çevresel ve genetik yaşlanma sürecine hormonal yaşlanmanın da belirgin şekilde eklendiğini hatırlatan Kaymaz, bu süreci de yavaşlatan ve onarım yapan ürünlerle cildin korunabileceğini açıkladı.
CİLT TEDAVİLERİ KİŞİYE ÖZEL YAKLAŞIM GEREKTİRİR Cilt tedavilerinin kişiye özel yaklaşım gerektirdiğini belirten Kaymaz, “Kişinin yaşam tarzı, yaşı, mesleği gibi unsurlar, cilt hasarlarında belirleyici olabiliyor, ciltte oluşmuş bir hasar ise gerek evde uygulanan ürünlerle, gerekse lazerle cilt yenileme, kimyasal soyma, botoks, dolgu maddesi injeksiyonları ya da mezolifting gibi minimal invazif yöntemlerle azaltılıp, onarılabiliyor” dedi.
Yaz aylarında botox, dolgu maddesi injeksiyonu ve mezolifting uygulamalarının yapılmasında hiçbir sakınca olmadığının da altını çizen Kaymaz, bu yöntemlerin, kaz ayakları, alın, çene, yüz, dudaklar, boyun ve dekolte bölgeleri için sıklıkla kullanıldığını ifade etti.