Doç. Dr. Yavuz Yeniçerioğlu,yaz aylarında suyun az tüketiminin yanı sıra fazla tüketiminin de sakıncalı olduğunu belirtti.
İnsanların gereksinim duyduğu su miktarının günde 1,5-2,5 litre arasında değiştiğini belirten Yeniçerioğlu şöyle konuştu:
ÖLÜME KADAR GÖTÜREBİLİR
''Fizyolojik oranlarda gereken su miktarının alınamaması durumlarında, vücutta sıvı açığı gelişecektir. Biz buna tıpta 'dehidratasyon' diyoruz. Dehidratasyona bağlı olarak kan basıncında düşme, kalp atımlarında artış gibi tablolarla karşılaşabiliriz. Bu tablonun ilerlemesi ile beraber, hipertansiyon, şok ve böbrek yetmezliği gibi süreçler gelişebilir.''
Son yıllarda cilt güzelliği, diyet, toksitlerin atılması ve kanın temizlenmesi gibi gerekçelerle insanların günlük 4-5 litre sıvı tüketilmeye teşvik edildiğini ifade eden Yeniçerioğlu, şunları söyledi: ''Böbreklerin belirli bir oranda su atma kapasitesi vardır. Böbreklerin su atma kapasitesinin üzerinde su alındığında, atılamayan su, kanda birikerek, kandaki elektrolitlerin, kan hücrelerinde değişikliklere neden olarak, kan sodyum düzeyinde düşmeye neden olur. Biz bunu da tıpta 'hiponatremi' olarak tanımlıyoruz. Kan sodyum düzeyindeki düşmeye bağlı gelişen beyin ödemi, bulantı, kusma, halsizlik, bilinç değişiklikleri, kasılma nöbetleri, koma ve hatta ölüme neden olabilir.''
KANIMIZ TEMİZLENSİN DİYE
Yeniçerioğlu, özellikle böbrek yetmezliği çeken hastalarının hem kamuoyunun, hem de doktorların yönlendirmeleri ile ''Üremiz düşsün, kanımız temizlensin'' diyerek 3 litre, 5 litre su içtiklerini, bunun sonucunda da zehirlenme olaylarının yaşandığına dikkati çekerek, böbrek yetmezliği çeken hastaların aşırı su içiminden kaçınmalarını istedi.
AŞIRI SU İÇMENİN SONUÇLARI
Amerika'da yapılan ve en çok suyu içenin ödül kazandığı bir yarışmada, yarışmacılardan birinin hiponatremi sonucu hayatını kaybettiğini aktaran Yeniçerioğlu, yine ABD'de bakıcısı tarafından su içmekle cezalandırılan 3 yaşındaki bir çocuğun da hiponatremi nedeniyle öldüğünü kaydetti.