Yer, Marmara Üniversitesi Hastanesi'nin önü. Hasta yakını, elinde bir listeyle bahçedeki araca yaklaşıyor. Pazarlık başlamak üzere...
Araçtaki 'simsar'lar, listede istenen malzemeleri çıkarıp, hasta yakınına veriyor, parayı alıyor. Hasta yakını, eczane eczane dolaşmaktansa ayağına gelen tıbbi malzemeyi alıp, 'sevinçle' hastaneye yöneliyor. Simsara ödediği parayı ne zaman, nasıl alacağı henüz meçhul, ancak önemli olan artık hastasının ameliyata girecek olması.
Yılbaşından bu yana protez bekliyor Mevlüt Sekmen, 38 yaşında. Yılbaşı gecesi geçirdiği kazada bacağından yaralandı. Hemen Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi'ne götürüldü. Doktorlar bacağına protez takılacağını söyleyip hastaneye yatırdı. Ancak bu malzeme henüz hastaneye alınamadığı için hâlâ ameliyat olamadı.
Eğer o da parasını bastırıp o malzemeyi alabilse, bu kadar beklemeyecekti... Türkiye, 1 Ocak'tan beri 'Sağlık Uygulama Tebliği'ni (SUT) tartışıyor. Tebliğe göre artık hastaneler yatan hastaların tıbbi malzeme ve ilaçlarını kendileri temin edecek, daha sonra parasını Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan alacaktı. Bazı hastaneler uygulamaya sorunsuz geçti ancak ihalelerini tamamlayamayan hastanelerde durum farklı. Tartışma günlerdir yetkililerin karşılıklı suçlamaları ve savunmalarıyla sürerken, biz uygulamanın gerçek sonuçlarını görmek için hastane yataklarını dolaştık.
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi, sistemin uygulanmasında sorun yaşanan hastanelerden biri. Ortopedi servisinde ameliyat olmak için malzeme ihalesini bekleyen Mevlüt Sekmen, "Yapacak bir şey yok, bekleyeceğiz" derken, yanındaki yatakta yatan 60 yaşındaki memur emeklisi söze karışıyor: "Bana da kalça protezi takılacaktı ama hastanede yoktu. 700 YTL'lik malzemeyi kendi cebimizden ödeyip aldık da ameliyatımız yapıldı." 21 yaşındaki Erkan Tiryaki'nin kolunda kist oluşmuştu. Ameliyatta tıbbi malzemelerin kullanılması gerekti. Tiryaki'nin ailesi 1500 YTL'lik masrafı kendileri ödedi.
'Paramız yok' Marmara Üniversitesi Hastanesi Başhekim Yard. Dr. Hasan Batırel, hastanelerinde yatan hastaların yakınlarının ellerinde listeyle dolaşmasını şöyle izah ediyor:
"Beyin cerrahi ve ortopedi bölümlerimizde tıbbi ekipmanlar çok önemli paralar tutuyor. Bunları karşılayamıyoruz. Hastalarımızı geri göndermek zorunda kalıyoruz. Özellikle ortopedi bölümünde protezler pahalı. Malzemelerin yıllık maliyeti 20 milyon YTL'yi buluyor. Hastanemizde zaten yıllık döner sermaye 30 trilyon ediyor. Yıllık ilaç maliyetiyse 4-5 milyon YTL. Aldığımız ilaçla malzemelerin depolanması ve dağıtımını sağlayacak personel açığı var."
Yeni düzene geçemeyenler Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mithat Erenus: İhale, ödenek gibi büyük sorunlar bir kenara, eczanede çalışacak personel, ilaçları saklayacak bir raf düzenine bile sahip değiliz. İki eczacıyı 24 saat çalıştırmam mümkün değil. Türkiye'deki ilk kiracı olan üniversite hastanesiyiz. İhale açtık ancak 500 kalem malzemeden ancak 300 kalemini alabildik. İhaleler devam edecek. Fakat pahalı protez ihtiyacı olan hastaların ameliyatlarında sıkıntı yaşıyoruz. Bir ameliyatın fiyatı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından belirlenmiş. Ancak ameliyatta kullanılan malzemenin fiyatı belirlenmemiş.
Bu durumda biz ameliyat yaparsak döner sermayeden hastanın masrafını karşılamak zorunda kalırız. Örneğin kalça protezi gerektiren bir hasta için devletin bize ödeyeceği fiyat belli, 1000 YTL diyelim. Ancak biz o ameliyat için 3 bin YTL'lik malzeme kullandığımızda aradaki farkı hastanenin kasasından, döner sermayemizden ödemek zorunda kalırız. Malzeme alamam derseniz bu sefer hasta kapıda kalacak. Tüm bu hastaları alsak bu sefer hastane düşer. İkilem yaşıyoruz. Ortopedi, beyin ve genel cerrahide bu sıkıntılar var. Üç aydır hazırlanıyoruz ancak hâlâ sorunlar var. Üniversite kasasında büyük ihalelere girecek para yok. Eczanemizin rafı bakkal dükkanınkine benziyor, halbuki bir süper marketin rafına sahip olmamız gerekir. Malzeme fiyatlarını da Sosyal Güvenlik Kurumu belirlemeli. Kadro sorunu giderilmeli.
'Ameliyatları durdurduk' Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Ahmet Özkağnıcı: SUT'ta büyük problem var. Bunlardan biri üniversite hastanelerinin mali sorunlarının üst düzeyde olması. Üniversitesi hastanelerinin hasta profili de çok geniş ve problemli. Tetkik ve tedavisi uzun sürer. Biz ortopedi, beyin cerrahisi ve kardiyolojide ameliyatları durdurduk.
İlaç bulunmasında da sorun var. Biz ilaç ihalesi açtık ancak hiçbir ilaç firması katılmadı. Ödeme güçlüğümüz var. Firmalar ödemede uzun vade istemiyor, kısa vadeyi de biz sağlayamıyoruz. Şu an hâlâ 2007'nin mart ve nisan ayı borçlarını ödüyoruz. Doğal olarak dokuz ay sonrasında parasını alabilen firma ihaleyi istemez. Yılda 10 kere kullanılan bir cihazı doğrudan alırsınız. Ama ortopedinin bazı bölümlerinde kullanım oranları çok yüksek olan malzemeler var ve bunlar için ihale gerekir. Biz üniversite hastanesiyiz ancak diğer hastanelerle aynı potaya konuluyoruz. Hasta sayımız geniş kapsamlı. Özel hastanelerin tedavi etmediği hastalar da bize geliyor.
'Devletten alacağımız var' Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cebeci Hastanesi Başhekim Yrd. Doç. Dr. Aydın Yağmurlu: Hastane olarak devletten alacaklarımız var ama ödeme yapılmıyor. Biz de ödeme yapamadığımız ve firmalar da en az bir yıl sonra paralarını alacakları için ihalelerde teklif veren firma yok. Özellikle kalp kapakçığı ameliyatları, ortopedi ve çocuk cerrahi alanlarında malzeme sıkıntısı çekiyoruz. Düşük fiyatlı malzemeleri döner sermayemizden temin ediyoruz ama tabii ki yeterli değil.
Geçebilenler Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi: İhalelerimizi yaptık. İlaçta zaten sorun yaşanmıyor. Hastaneler az ya da çok belli bir stok yapmıştı zaten. Tıbbi malzeme olarak da şu an bizde sorun yok. Bazı ilaç ve malzemeler var ki senede bir kez kullanılabiliyor. Bunlar da kullanılması gerektiğinde hastanemizce alınacak. Stokumuz yeterli.
Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi: 2008 ihalesini yaptık. Birçok ilaç geldi. Ama depoda olmayan ilaçlar da var. İhtiyaç oldukça temin edilecek. Ameliyatlar sürüyor. Devlet hastanesi olduğumuz için çok sorun olmuyor. Ödemeler yapılabiliyor.