ABD’de liposuction yaptıranların üçte ikisinin akıl sağlığının bozuk olduğunu söyleyen araştırma tartışma yarattı. Estetik cerrahlara göre bu sonuç, Türk hasta profilini yansıtmıyor.
ABD’de liposuctionun kilo verme ve zayıflama ameliyatı olarak yapıldığını ve bunun da hata olduğunu söyleyen Doçent Doktor Nazım Çerkeş, “Obezlerin psikolojik sorunlarının olması doğal. Sonuçlar ABD için geçerli ama Türkiye için değil” dedi. Prof. Dr. Ufuk Emekli ise “Dış görünüşle ilgili psikolojik sorunları liposuctiona indirgememek gerekir” şeklinde konuştu. Kiloluların psikolojik sorun yaşayabileceğini vurgulayan Dr. Serdar Eren ise liposuction ile akıl sağlığı arasında böyle bir ilişki kurulmasını abartılı bulduğunu söyledi.
“ABD’DE OBEZİTE ORANI YÜKSEK” Araştırmalara göre estetik ameliyatlardaki psikolojik bozukluk oranı dünyada yüzde 3 ile 5 arasında değişiyor ancak liposuction yaptıranlarla ilgili kesin bir rakam bulunmuyor. Doç. Dr. Nazım Çerkeş’e göre, liposuction yaptıranların üçte ikisinin, hayatlarının bir döneminde akıl sağlıklarının bozuk olduğu yönündeki çalışma da sadece Amerika halkını yansıtıyor: “ABD’de obezite fazla olduğu için liposuction için başvuran insanların sayısı da fazla. Obez kişilerin psikolojik sorunlarının fazla olması da son derece doğal. Bu nedenle çalışma Amerika için geçerli olabilir ama Türkiye’deki hastalarda böyle bir durum söz konusu değil.”
“ARAŞTIRMA TÜRK HALKINI YANSITMIYOR” Prof. Dr. Ufuk Emekli de “Kalçasındaki yağ fazlalığını kafaya takan insanlar olabilir ama bu tür insanlar zaten onu takmasa başka bir şeyi, burnunu, kaşını ya da gözünü takar ve akıl sağlığını bozabilir. Buna biz dismorfofobi diyoruz. Bunlarda sürekli ameliyat olma ama memnun olmama durumu söz konusudur, aslında bozukluk bu insanların burunlarında ya da vücutlarında değil daha derinlerdedir, psikolojiktir. Ama bunu liposuctiona indirgemek doğru olmadığı gibi liposuction yaptıranların üçte ikisinin akıl sağlığı yerinde değil demek de Türkiye için doğru değil, bizim hasta profilimizle alakası yok” diyor.
“LIPOSUCTION ZAYIFLAMA AMELİYATI DEĞİL” Liposuctionın kilo verme ve zayıflama ameliyatı olmadığını vurgulayan Prof. Çerkeş, konunun suistimale açık olduğunun da altını çiziyor: “Zayıflama amacıyla lipocustuion yapılmamalı, yani bir kişiden 5 kilodan fazla yağ alınmamalı. Ama ABD’de ya da bizde de liposuctionu bu amaçla kullanan meslektaşlarımız bir defasında 15 ile 20 kilo yağ alabiliyorlar ki estetik ameliyatlardaki ölümlerin en önemli nedeni de budur.”
“LIPOSUCTION İLE AKIL SAĞLIĞI BAĞLANTISI ABARTILI” Depresif kişilerde yeme bozukluğu olabileceğini, bu yüzden de kilolu olanların psikolojik sorun yaşayabileceğini belirten Dr. Serdar Eren ise liposuction ile akıl sağlığı arasında böyle bir ilişki kurulmasını abartılı bulduğunu söylüyor. “Psikolojiyle ilgilenen bir hekim olarak ‘akıl sağlığı bozuk’ ifadesini doğru bulmuyorum, biraz ağır bir söz ama depresyonla kilonun ilişkisi var. Fazla kilolu insanlar genellikle mutsuzdur. Zayıflamak için liposuction yaptırmak isteyenlerin hayatlarının bir döneminde depresyona girmesi olasıdır. Depresif olmadan insan niye kilo alsın ki çünkü coşkusu olan insanın metabolizması zaten hızlı çalışır ve genellikle kilo almaz. Ama liposuction ile akıl sağlığı arasında bağlantı kurmak doğru değil.”
“OBEZLERİN PSİKOLOJİK SORUN YAŞAMASI NORMAL” Liposuctionun bir vücut şekillendirme yöntemi olduğunu söyleyen Prof. Çerkeş, obezite hastaları için geçerli olan araştırmayı bütün liposuction yaptıranlara mal etmenin yanlış olduğunu ifade ediyor: “Liposuction zayıflama değil, şekillendirme yöntemidir. Yani kişi normal kilosundadır ama bel ya da basen bölgesinde bir türlü erimeyen inatçı yağlar vardır, bunlara uygulanan bir şekillendirme yöntemidir. Burun ameliyatı olan hasta ile liposuction yaptıranlarda aynı oranda psikolojik sorun gözlemlediğimi söyleyebilirim. Ama obez grupta ciddi bir psikolojik sorun olması doğaldır, çünkü obezite aslında bir psikolojik bozukluktur. Obezitenin hormonal bir sebebi yoksa psikolojiktir, çünkü kişi yeme konusunda kendisini kontrol edememektedir.”