Türkiye’de beş kişiden biri reflü hastası. Belirtilerinin benzerliği nedeniyle reflü, başta gastrit olmak üzere pek çok hastalıkla karıştırılıyor, anjiyo gibi gereksiz tetkikler dahi yapılabiliyor.
Türkiye’deki reflü hastalarının çoğu, reflü olduğunun farkında değil. Mide ağrısı, göğüs kafesi arkasında yanma hissi, mide içeriğinin yukarı doğru gelmesi, nedensiz öksürük, boğaz ağrısı, göğüs ağrısı gibi belirtilerle ortaya çıkan reflü, çoğu zaman doktorları da yanıltarak hastalara farenjit, larenjit, gastrit tedavileri verilmesine, anjiyo gibi uygulamalar yapılmasına neden oluyor.
Türkiye’de reflü hastalığına hâlâ gereken önemin verilmediğini, çoğunlukla reflü hastalarına gastrit, ülser teşhisi konduğunu belirten Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Türkçapar, “Bu hastalar, asit düşürücü ilaçları hastalıklarını kontrol ettirmeden düzensiz kullanıyor” dedi. Prof. Dr. Ahmet Türkçapar, reflü hastalarında yaşanan teşhis sorunuyla ilgili bilgi verdi:
Reflü en çok hangi hastalıklarla karıştırılıyor? Çoğu reflü hastasına gastrit teşhisi konuyor. Böyle olunca da gastriti iyileştirmeye yönelik antibiyotik tedavileri uygulanıyor. Türkiye’deki hastalar reflü olduğunu bilmiyor. Oysa Ege Üniversitesi’nin yaptığı çalışmaya göre Türkiye’de her beş yetişkinden birinde reflü var. Bu da yaklaşık 8 - 10 milyon civarında reflü hastası demektir. Bu hastalık yüzünden psikiyatriste gidenler bile var. Mide özsuyu kaçmaya başlayınca larenjit, farenjit, boğaz ağrısı, ses kısıklığı gibi hastalıklar oluşuyor. Bu kez kulak burun boğaz doktorlarına gitmeye başlıyorlar. Konuya hâkim olmayan doktorlar hastanın bademciklerini alıyorlar. Göğsü ağrıdığı için kalp krizi geçirdiğini sanan reflü hastasına anjiyo bile yapılıyor.
Reflüde belirleyici kriter nedir? Bir hastada uzun yıllardır baş edemediği bir mide hastalığı varsa reflü akla gelmelidir. Reflü şikâyeti olanlar mutlaka endoskopi yaptırarak yemek borusunun iç döşemesinin durumunu tetkik ettirmelidir.
Reflünün yol açtığı sosyal sorunlar neler? Reflü, sosyal hayatı en olumsuz etkileyen hastalıklardan biri. Kalp yetmezliği hastaları kadar yaşam kaliteleri bozuluyor. Masum bir hastalık gibi görünüyor ama toplum yaşamını derinden etkiliyor. Hastalık yeme özgürlüğünü hastanın elinden alıyor. Ağır sporlar yapmamanız, kendinizi zorlamamanız, örneğin kabız olmamanız gerekiyor. Hasta ancak yüksek yastıkta uyuyabiliyor. Akşam rahat yemek yiyemiyor. Alkol kesinlikle kullanamıyor.
Reflü hastaları beslenmelerinde nelere dikkat etmeli? Hastaların uzak durması gereken yiyeceklerden bazıları yağlı yemekler, asitli içecekler, alkol, kahve, hamur işleri (pizza, börek), ekşi başta olmak üzere bir çok çiğ sebze-meyve, portakal, özellikle yeşil elma, domates, salça, ketçap, çikolata, biber, baharat, kızartma, soğan, sarmısak, sucuk ve sosis. Ayrıca sık ve az yemek, yatmadan en az üç saat önce gıda alımını kesmek altın standarttır.
Reflü hastası olup olmadığınızı ölçün
Uzun yıllardır midenizde yanma, ekşime varsa Yedikleriniz yemek borusundan yukarı geliyor gibi oluyorsa Ağzınıza acı sular geliyorsa Çabuk acıkma ve midenizde kazıntı oluyor, sürekli atıştırmak ihtiyacı hissediyorsanız Asit düşürücü ilaçlar şikâyetlerinizi geçiriyor, kullanmadığınızda tekrarlıyorsa Uzun süreli balgamsız öksürüğünüz varsa Sesinizde kısılma varsa Yemek borunuzda bir lokma var ve duruyor hissi varsa Uyurken boğulma hissi ve öksürükle uyanıyorsanız Boğazınızda sürekli ağrı oluyorsa, reflü hastası olabilirsiniz.
Reflü belirtileri
Uzun süren, asit düşürücülerle hafifleyen, ilaç bırakıldığında tekrarlayan mide şikâyetleri. Midenin olduğu bölgede, göğüs kafesinin alt kısmından yukarıya yayılan bir yanma, sıkışma ve ağrı hissi. Yemek sonrası midede ekşime, kaynama. Yemeklerin yukarı gelip - gidiyor gibi olması. Uzandığınızda, öne eğildiğinizde midenizin içindekilerin ağzınıza geliyor gibi olması. Öksürük, ses kısıklığı, boğaz ağrısı. Kalp ağrısı benzeri göğüste şiddetli yayılan ağrı.