Önlem, diyet, ilaç üçlüsünden yararlanamayan hastalar için günümüzde uygulanan en başarılı yöntem laparoskopik cerrahidir. Boğaz, geniz, akciğer problemlerine ve hatta astım gibi hastalıklara neden olan reflü mutlaka tedavi edilmelidir.Cerrahınızın deneyimini mutlaka sorgulayınız.
Ömür boyu diyet yapıp ilaç almak istemeyen genç hastalar.
Erken evre Barrett’li hastalar.
Cerrahi tedavi reflü hastalığının kendisini ortadan kaldırdığından dolayı yegane kalıcı çözümdür! Bu girişimin 50 yıllık sonuçları bilinmektedir ve deneyimli ellerde başarı oranı % 95 civarındadır. Zamanımızda cerrahi tedavi laparoskopik olarak yani kesi yapmadan sadece özel merkezlerde yapılabilmektedir..
Anti-reflü cerrahisi
Laparoskopik anti-reflü cerrahi, kesi olmadan, karın bölgesinde açılan milimetrik delikler yoluyla gerçekleştirilmektedir. Zamanımıza dek yüzbinlerce hastaya uygulanmış olup uzun dönem sonuçları bilinen tek yöntemdir. Yapılan işlem mide fıtığı bulunan olgularda bunun ortadan kaldırılması ve ayrıca yutma borusu alt ucuna bir "hokka" mekanizması oluşturulmasını içerir. Laparoskopik anti-reflü cerrahisinde başarının en önemli belirleyicisi, cerrahın deneyimidir.
Ameliyat başarısını garantilemek mümkün mü?
Anti-reflü cerrahi barrett riskini azalttığı gibi, erken evre barrett’lide iyileşme yapabildiği gösterilmiş tek yöntemdir. Cerrahi işlem yapılmadan önce ileri teknolojik testler ile ameliyatın başarısı garanti altına almak mümkündür.
Alternatif tedavilerde "ölüm" riski var mı?
Reflü hastalığı tedavisinde standart anti-reflü cerrahiye bir alternatif olarak öne sürülmüş bir dizi endoskopik yöntem mevcuttur. Onlarca endoskopik yöntemin çoğu ya yasaklanmış ya da terk edilmiş olup, sadece ikisi halen hayatiyetini sürdürebilmektedir. Bu iki yöntem; Stretta Girişimi ve Tam Kat Plikasyondur. Her iki yöntem de basında arasıra yer aldıklarının aksine deneysel özelliklerini korumakta ve uzun dönem sonuçları da bilinmemektedir.
Her iki yönteme ait de ‘ölüm’ dahil ciddi yan etkiler bildirilmiş ve erken dönem reflü kontrolü açısından başarı oranları kabul edilemeyecek derecede düşük bulunmuştur. Ülkemizde bu teknolojilerin ilk kullanıcılarından olan Prof. Yerdel, son derece sınırlı bir hasta grubunda ve bu prosedürlerin deneysel özelliği konusunda yazılı izin almak koşulu ile bu yöntemlerin uygulanabileceğini vurgulamaktadır. Dolayısı ile gelecek vaad edebilecek bu yöntemler hali hazırda laparoskopik anti-reflü girişimlerin bir alternatifi olmaktan çok uzaktırlar.
Prof. Dr. Mehmet Ali YERDEL (www.istanbulcerrahi.com/ Tel: (0212) 444 4 424