Hiç farkında olmayabilirsiniz ama, aslında siz bir renk körü olabilirsiniz.
Bir insanın görmesini, gözün içini kaplayan retina tabakası sağlamaktadır. Retinadaki değişik hücreler değişik görevler üstlenmiştir. Koni hücreleri adı verilen hücreler, renkli görmeyi sağlar. Bu hücreler temel renkleri görecek şekilde yapılmıştır. Diğer renkler de bu renklerin belirli oranlarda karışmasıyla oluşurlar. Ana renkler kırmızı, sarı ve mavidir. Örneğin yeşil, mavi ile sarının değişik oranlarda karışmasıyla oluşur. turuncu ise herkesin bildiği gibi sarı ile kırmızı karışımından oluşmaktadır. Kalıtsal özelliklere bağlı olarak bir insanın gözünde bazı renklere ait koni hücreleri yoksa, o kişi, o rengi ve bunun karışımlarını görmez. Sıklıkla, kırmızı rengi görmeme durumuna rastlanır. Mavi renk tonlarına duyarsızlık da sık görülür. Tüm renkleri göremeyen renk körlüğü çok nadirdir. Bu kişiler tüm dünyayı, siyah-beyaz bir televizyon izliyormuş gibi renksiz görürler. Bunun dışındakiler, sizde de olduğu gibi bazı renkleri ayıramaz. Renk körlerinin bazıları parlak ışıkta ayırabildikleri renkleri ışık şiddeti biraz azaldığında görmemeye başlarlar.
Hastalık kalıtımla iletilir. İletim yolu genellikle anneden erkek çocuğa geçiş tarzındadır.
Doğuştan gelen bu hastalık, yukarıda da belirtildiği gibi bazı hücrelerin bulunmamasına bağlıdır. Olmayan bir hücreye ait bir görevi yaptırma olanağı veren bir tedavi yöntemi henüz yok. Bu nedenle renk körlüğünün tedavisi de yoktur.