Anesteziye alerjisi olanlara, kronik hastalıkları nedeniyle anestezi uygulanması riskli bulunanlara ve dişçi koltuğundan korkanların umuduna lazer yetişti.
Hekimlikte kullanım alanı oldukça geniş olan lazer ağrısız, kansız, anestezisiz ve komplikasyon riski düşük tedavi olabilme imkanı sunuyor. Oral Lazer Uygulamaları Derneği Başkanı Dr. Nükhet Berk, atomizee su spreylerinin lazer enerjisiyle birleşmesi sonucunda elde edilen hidrokinetik enerji prensibiyle çalışan yeni diş la-zeriyle, diş ve diş eti hastalıklarının tedavisinden diş estetiğine kadar her türlü işlemin yapılabildiğini söyledi.
DİŞ ETİ HASTALIKLARINA ÇARE
Lazer yöntemi ile çürüklerin temizlendiğini, diş dolgularının, kanal tedavilerinin, kök ucundaki iltihapların kurutulduğunu, diş etindeki ve çene kemiğindeki her türlü cerrahi işlemin ve estetik diş tedavilerinin yapıldığını, diş etinin şekillendirilebildiğini anlatan Berk, bunların yanısıra diş renginin beyazlatıldığını, hassas dişlerin hassasiyetinin giderildiğini ve uçuk tedavilerinin yapıldığını ifade etti.
DOLGULAR DAHA DAYANIKLI
Berk, diş lazeri ile yapılan diş tedavilerinin, klasik yöntemlere göre avantajlı olduğuna dikkati çekerek, “Lazer ile dişe ve diğer dokulara temas edilmeden çalışıldığı için sürtünme, basınç, ısı ve titreşim olmaz. Ses duyulmaz ve lazer enerjisi, beyine ağrı iletimini kestiği için ağrı ya da basınç hissedilmez” dedi. Berk, bu yöntem ile yapılan diş çürüğü ve dolguların diğer yöntemden daha dayanıklı olduğunu da söyledi.
KANAMA HİÇ YOK
Lazer ile yapılan cerrahi girişimlerde, hemen hemen hiç kanamanın olmadığını ifade eden Berk, cerrahi işlem sonrasında da ortaya çıkabilecek şişme ve komplikasyon ihtimalinin olmadığını, yaralı bölgenin daha kısa sürede iyileştiğini kaydetti. Berk, hastanın, tedavinin ardından günlük hayatını kolaylıkla sürdürebildiğini, konuşma ve yemek yemede zorlanma gibi olumsuzlukları yaşamadığını belirtti.