Yakışıklı Ricky’mizin asıl ismi Enrique José Martin Morales’tir.
Kadınların aklını başından alan ünlü yıldız 24 Aralık 1971 tarihinde Portoriko’nun başkenti Halto Rey’in San Juan mahallesinde dünyaya gelir. Muhasebeci olan annesinin adı Nereida, psikolog olan babasının adı da Enrique’tir. Fernando, Eric, Angel ve Daniel adında dört erkek kardeşi, Vanessa adında da bir kızkardeşi vardır. Abilerinden ikisi ondan hayli büyüktür, diğer üç kardeşi de henüz çok küçük yaştadır. Daha iki yaşına gelmeden annesiyle babası boşanırlar.
Ricky çocukluk günlerini şu sözlerle anlatır: ’Sabırsız ve tutku doluydum. Daha sayı saymayı bilmeden şarkı söylemeyi ve dans etmeyi öğrenmiştim.’ Ricky hiç vakit kaybetmeden sahnelerin tozunu yutmaya başlar. Okulun korosu ve tiyatro grubuyla sanat hayatına ilk adımını adar. 5 yaşındayken, annesiyle babasına, ileride çok sayıda ülkede konserler veren genç delikanlılardan oluşan Menudo grubuna katılmak istediğini söyler. 7 yaşında, ünlü gruba yeni üyeler katmak için yapılan seçmelere katılır, daha 12 yaşına gelmediği için reddedilir, ancak sergilediği iki küçük gösteriden sonra kabul edilerek 1984’ten 1989’a kadar ‘küçük Ricky’ adıyla sahnelerde boy gösterir.
Ricky o yılları ‘Çocukluk arkadaşlarım Japonya’nın coğrafi özelliklerini öğrenirken ben Tokyo’da sahneye çıkıyordum. Menudo benim için okulların en iyisi oldu.’ sözleriyle anlatır. 17 yaşında gruptan ayrılan Ricky New York’a giderek oyunculuk dersleri alır ama ilk rolünü Meksika’da "Munecos de papel" adlı bir rock grubunda Pablo adlı bir müzisyeni canlandırdığı "Alcanza una estrella" dizisiyle kapar. Aynı dönemde "Ricky Martin" adlı ilk solo albümü için teklif alır. Çalışması Portoriko, Şili, Meksika ve Arjantin’de Altın Albüm ödülünü alır. Arjantin’deki görkemli turnesinin ardından da ‘En iyi yeni Latin Amerikalı sanatçı’ ünvanını kazanır.
Müzik çalışmalarını yürütürken aynı zamanda televizyon dizilerinde küçük roller alır. 1991 yılındaki ilk albümünün ardından ikinci albümünü de 1993 yılında çıkarır. Amerika Birleşik Devletleri’nde ‘General Hospital’ dizisinde Miguel rolüyle izleyici karşısına çıkar. Haftada yedi gösterim, sahnede geçirilen üç saat, her akşam farklı bir seyirci topluluğu... İnsanı terleten bir tempodur bu tempoya rağmen müzik aşkından vazgeçmeyen Ricky 1995 yılında, Broadway’de Sefiller müzikalinde Marius karakterini canlandırdığı sırada "A Medio Vivir" adlı üçüncü albümü piyasaya çıkarır. Fıkır fıkır ritmleriyle bu albüm binlerce dinleyicinin kanını kaynatır.
Nihayet Ricky’miz "1, 2, 3, Maria" parçasıyla büyük bir Fransa çıkarması yapar. Fransızların yüreğini ısıtarak adeta bir devrim yaratır. Bu parçayla Avrupa’da fırtına gibi esen Ricky 1997 yılının müzik alanındaki en büyük başarısını yakalar. 97 yazı Ricky’nin içten gülüşüyle daha da ısınır. Şarkılarının ritmi büyük bir patlamayla eşdeğerdir. ‘La Copa de la Vida’nın 98 dünya kupasının resmi parçası olması boşuna değildir. Ricky artık dünya çapında bir fenomendir.
1998 yılında Grammy Ödülüne layık görülür. İçinden taşan enerjiyle 1 milyar televizyon izleyicisi önünde ‘La Copa De La Vida’yı seslendirir. 4 dakika 30 saniye tüm dünyayı baştan çıkarmasına yetmiştir. ‘La Copa De La Vida’ 25 ülkede liste başı olur. Ricky için bu daha başlangıçtır!
Birkaç ay sonra Ricky ‘iletişimi kolaylaştırmak’ amacıyla yeni albümünü İngilizce olarak çıkarır. ‘Livin' la vida loca’ adlı albüm ortalığı daha da ateşe verir. Dünya çapında bir yıldız olduğu bir kez daha tescillene Ricky Madona ile (Be Careful) ve Meja’nın (Private Emotion) yanısıra Christina Aguilera (Nobody wants to be lonely ) ile de bir düet gerçekleştirir. Pavarotti ile bile şarkı söylediğine şahit olunur.
İspanyolca, İngilizce ve Portekizceyi akıcı bir biçimde konuşan şarkıcı, bunların yanısıra çok sayıda dilden çat pat bir iki kelime de bilmektedir. Kendini güçlü, makul , ateşli, ultra-romantik biri olarak tanımlamaktadır. İnsaları mutlu etmekten ve mutlu olmaktan zevk alan Ricky’nin çocukları da çok sevdiğini ekleyelim. Sahnedeyken sınır tanımayan yakışıklı şarkıcı adeta bedeniyle ve gözleriyle konuşmaktadır.