Geçenlerde gazeteler yazdı. Olay Kemer’de meydana geldi. Kaçıranlar için tekrar edelim: Şimdi...
Olay kişileri: Artık dünyanın her yerinde gördüğümüz Rus tatilcilerden bir genç kız, bir resepsiyonist, bir kat görevlisi, bir de onun arkadaşı. Son saydığım bu üçü, erkek.
Yalnız, belirtmem gereken bir durum daha var, Rus kız olay anında aşırı sarhoş, bizim üç kafadar da olay sonrasında aşırı korkak...
***
Rus kızımız sabah uyanır. Ama o da ne? Altın yüzükleri ve parası yoktur! Polise haber verir. Polisler otele gelip çalışanları sorgular. Herhalde klasik olarak “Sen mi çaldın ulan” diye soruyorlardır. Ulan olmayabilir cümlede, haksızlık etmek istemem. Ama yani “O gece olay anında neredeydiniz, şahidiniz var mı, avukatın gelmeden konuşmama hakkına sahipsin” gibi CSI Miami tarzı söylemleri yoktur tahmin ederim.
Şimdi bu yazıyı neden yazıyorum?
Şu sebeple: Hangi aklı başında adam “sen mi çaldın” sorusuna “ben tecavüz ettim” diye yanıt verir? Amacım sadece kafamı kurcalayan bu sorunun yanıtını bulmak. Sizinle paylaşma sebebim de o zaten.
Hatta bakınız, olayın devamı da şöyle gelişiyor: polisler Rus kızı arıyorlar arıyorlar, nerede buluyorlar? Havuzda güneşlenirken.
“Sana tecavüz edeni” bulduk diyorlar. O da diyor ki “Ne!!! Bana tecavüz mü edilmiş?”
“Evet, hem de üç kişi birden.”
“Aaa, benim hiç haberim yok.”
“Çok mu sarhoştunuz?”
“Aaa galiba, peki ben bilmiyorsam siz nasıl öğrendiniz?”
“İtiraf ettirdik, Şimdi mahkemeye çıkacaksınız, şikâyetiniz hırsızlık üzerineydi ama şimdi iş boyut değiştirdi. Burada kalıyorsunuz! Jinekolojik muayeneye gideceksiniz.”
***
Otele aşırı sarhoş gelen turist kıza son derece yardımsever Türk erkeği yardımcı olmuş. Kız odaya girince bayılmış. Baygın kız hele bir de Rus ise yardımsever erkeğimizi dönüştürür-başkalaştırır daha önceki turist-tecavüz haberlerinden bilirsiniz. Bizimki bakmış ki kız uyanmıyor, diğer arkadaşlarına da haber vermiş. Paylaşmacı bir dönüşüm bak bu da. “İyi dostlar her şeyi paylaşırlar” ın yanlış yorumu işte...
Yalnız, hırsızlıktan bu itirafa nasıl gelindi, orası karanlık. Tecavüzcüler mi korkak ya da vicdanlıydı yoksa polisler mi çok başarılıydı, gazete onu yazmamış. Ancak bu vakadaki itirafçılar ilginçmiş yani...
Aklıma o ünlü fıkra geliyor.
Ülkelerin gizli servisleri arasında bir yarışma düzenlenmiştir. Bir yavru fili, bileğine elektronik bilezik takıp ormana bırakırlar. Hangi ülkenin gizli servisi fili daha kısa sürede bulursa yarışı o ülke kazanacaktır. Almanlar 10 dakikada getirir. İngilizler 15 dakikada. Türklerse üç dakika sonra bir zürafayla gelir: “Bu zürafa az önce bir yavru fil olduğunu ve elektronik bileziği yuttuğunu itiraf etti!”