Salı günü eski ev arkadaşım, kadim dostum Meral köşemi ele geçirmişti. Ama konuşmaya doyamadığı gibi yazmalara da doyamadığından yazısını kırpmak zorunda kalmıştım. Başımın etini yedi. Yedi bitirdi. “Vay sen benim yazımı nasıl kesersin!!!”
Asıl meselemiz Meral ile birlikte yazmaya başladığımız dizi senaryosunu duyurmaktı. Ama o benim saygın kimliğimi(!) okur gözünde yerle bir etmeye kararlı olduğundan gardırop temizliğimden başlayıp kavgacılığımdan geçirdi mevzuyu.
Şimdi kaldığı yerden iki satır daha devam etmesine izin veriyorum. Sonra yine girerim devreye...
***
(Geçen bölümün özeti:
Yazar eski ev arkadaşıyla senaryo üzerine çalışmak için buluşur. Ancak iş birden dolap temizliğine dönüşür. Her yıl olduğu gibi klasik kardeş kavgası baş gösterir.)
Sabah 07.30 civarında başlayan gardırop kavgamız, 11.30 sularındayız şu anda, hâlâ devam ediyor.Yahu insan on beş yıl önce aldığını da saklar mı “ay bi gün modası gelir günahtır kız” diyerek. Her biri 1,5cm dikine çizgili gömleğin modası gelse ne olacak? “bırakk şunuuuuu ya İcocum. Bu yüksek belli pileli pantolonlar bitti gitti, saklama artık... Tamam anlıyorum ama, birilerine vermek üzere daha kaç ömür duracaklar? Hadi kuzum, yavaşça güzelim, hadi yapabilirsin evet. Hem hadi bakalım sen bugünkü röportajın için bir kıyafet seç, ben diğerlerini hallederim” dediğimde gözlerinde çakan şimşeğin karesini keşke en azından cep telefonumla çekerek ölümsüzleştirebilseydim. Size de buyrun sevdiğiniz İclal Aydın gerçeği diyebilseydim “Bana bak o gömleği daha yeni aldım, el koyar ya da atarsan seni bacaklarından vururum” diye tehdit eden bir kadın duruyor karşımda...
Evet sevgili okurlar... Ben hızımı alamayarak yazmaya devam ediyorum... Ama siz yazdıklarımızı izlemeye devam edeceksiniz umuyorum ki. Çok yakında güzel bir projeyle karşınızda olacağız arkadaşımla... Evet, yanlış duymadınız, harika bir dizi projesiyle gelecek sezonda karşınızda olacağız. El âlemin Amerika’sında ağzı laf yapan kadın var da bizde kadın mı yok, gel dedim İclal’e “şu iç seslerimizi bir konuşturalım bakalım neler çıkacak ortaya...”
Sonuç? Valla biz çok eğlendik, eğleniyoruz... Neyse... Projenin hızlanması adına ben üzerime düşen tüm tacizleri yapıyorum umarım siz de bana bu konuda yardımcı olursunuz... Hadi bakalım. Şimdilik bu kadar. Televizyonda görüşmek üzere.
***
İşte bu kadar. Size bir fragman diye düşünün. Şimdi senaryo başına dönmemiz gerek...
AKP, borsa vesaire... Bütün bunlara rağmen mizah yapmak ne zormuş meğer...