Arkadaşım mı yoksa eczacım mı, en güvendiğim bilim kadınlarından biriydi de ona duyduğum hayranlıkla mı arkadaş olduk, emin olun artık anımsamıyorum. Dünyanın neresinde olursa olsun, cep telefonuna gündüz ve gecenin her saatinde rahatlıkla sorularımı mesajlayabildiğim ve mutlaka bir yanıt geleceğini bildiğim bir güven noktasıdır Adile. Akmerkez Eczanesi’nin sahibidir ve sadece benim için değil sanırım İstanbul’da yaşayan pek çok konsolos ve elçilik çalışanlarının, sporcuların, sanatçıların, oyuncuların, ev hanımlarının, gençlerin sırdaşı ve yardım meleğidir.
Yenilikleri, gelişmeleri yakından takip etmesini ve koruyucu sağlık önerilerini çok önemsiyorum. Aslında bu noktada yazımı Adile’den bağımsız bir hale getirmeliyim.
Yurt dışında yaşadığım yıllarda da sokağımızın eczanesi Jagow Apotheke’nin sahibi Dr. Fangerau ile koruyucu önlemler üzerine buna benzer bir ahbaplığımız vardı ki hâlâ Noellerde bir telefonla bu ahbaplık devam eder.
Eczacınız ile aranızdaki bağın önemli olduğunu düşünüyorum, demek istediğim bu!
Bir iki hoşbeş, zaman içinde bir güven duygusu oluşturuyorsa hasta olup ilaç almaya gitme dışında bir ilişkinin yolunu da açıyor. Eczacınız, saç ve cilt sağlığından tutun da, hangi doktora gidileceğine, en doğru uzmanı hangi hastanede bulabileceğinize dair en doğru bilgileri alabileceğiniz bir danışmana dönüşüyor. Dr. Fangerau ile elbette Adile kadar samimi olamadık ama hâlâ “gerçekten” ihtiyacım olmadıkça bana ilaç vermeyişini unutamam. Paskalyalarda eczanesi renkli yumurtalar ve tavşanlarla süslü olurdu. O yıllardan bu yana en yakın arkadaşlarımdan biri olan Zuhal’i de orada tanıdım. O kadar çok hastalanıyordum ki asıl sorunun yalnızlık olduğunu anlayan eczacımız, yardımcısı ile eczanenin arkasındaki ahşap masada bana kahve ikram etmeyi bir alışkanlık haline getirmişti. Zuhal’le o kadar samimi olduk ki şefini unutuverdik bir süre sonra...
Bunları aslında niye yazıyorum?
İnternet üzerindeki bilgilerin hepsinin ve ürün tanıtımlarının çok sağlıklı olmadığını düşünüyorum.
Sağlık, üzerinde internet geyiği yapılamayacak kadar ciddi bir mesele malumunuz.
Bitkisel sağlık destekleri konusunda eğitim almış tek grup eczacılardır ve onlar bu bilgilerini farmakoloji yani ilaç kullanımı bilgileri ile birleştirip bize sunuyorlar.
Geçen hafta Adile’ye uğradığımda ayaküstü bir ıhlamur içerken “bu konuyu yazsana” dedi.
Hak verdim.
“Her doğal ürün, gerçekten faydalı olmayabilir. Hekime ya da eczacıya danışılmadan kullanılamaz. İnternet çığırından çıktı artık. İnanılmaz şeyler öneriliyor ve doğal olduğu iddia edilen ürünler ne kadar doğal o da tartışılır.”
“Bana iyi geldi, sana da iyi gelebilir” cümlesi felaketiniz olabilir.
Bir arkadaşımın annesi, yurt dışı seyahatindeyken dişi ağrıdığı için kendisine verilen ağrı kesiciyi almış, ilaç alerjik reaksiyona yol açmıştı. Gerçekten çok korktukları ve zor atlattıkları birkaç haftanın ardından, onlarla da aramızda benzer bir konuşma geçmişti.