En iyisi sen bir kan ver, yediklerini içtiklerini bir araştırt” demişti bir arkadaşım tam bir yıl önce. O sıra Kadıköy Şifa Hastanesi’nde bu testlerin yapıldığını öğrendim
(hatta yazmıştım da) ama
gidip yaptırtmam bir türlü mümkün olmadı.
Ancak beslenmeme, yaşam biçimime o kadar dikkat etmeme rağmen cilt ve sindirim sorunlarımı çözememiş olmam canıma tak etti.
Ve fakat ne çekimlerden, ne de diğer meşguliyetlerden bir türlü doğrulup, denk getirip Kadıköy’e gidip şu testi yaptıramadım. Sonunda bir arkadaşım Nişantaşı’nda estetik cerrah Serdar Eren’in kliniğinde de bu testin yapıldığını söyledi. Sabahın kör bir saatinde randevusuz falan dayandım kapılarına. Kliniğin düzeninden sorumlu son derece güler yüzlü tatlı bir hanım beni karşıladı. Testi aç karnına yaptırmam gerektiğini bildiğimden kahve ikramını kabul edemedim. Derken kliniğin yöneticisi ve laboratuar hemşiresi geldi.
O kadar kibardılar (ve şaşkın) ki beni gün öncesine sıkıştırıp programa dahil ettiler, sonunda kan vermeyi başardım.
***
Aradan geçti üç haftaaaaaaa...
Değerlendirmeleri yapacak olan Dr. Sema Hanım Almanya’dan geldi ve beni görüşmeye çağırdı.
Elinde yaşamımın bundan sonrasını belirleyecek olan bir dosya vardı. Dosyanın kapağını açtı. “300 gıda maddesi üzerinde araştırma yaptık. 55’ine duyarlılığınız var. Bunların bir kısmını üç ay, bir kısmını altı ay, bazılarını bir yıl, kalanları da ömür boyu tüketmemenizi öneriyoruz. İşte duyarlı olduğunuz; sindirim sorunlarına dolayısıyla cilt, kilo sorunlarına ve ruhsal sıkıntıya, yorgunluğa sebep olan besinler: Brokoli, limon, maydanoz, nane, sarımsak, vanilya, çavdar, buğday, arpa, yulaf, karpuz, kahve, maya, ton balığı, roka, tere, keten tohumu, kabak çekirdeği, bal, susam...” Aaaa!!! Yıllardır diyet yaparken yediklerimin hepsine duyarlı mıyım ben yani?
***
Kırmızı çizgideki yani aşırı duyarlılık gösterdiğim gıdaların kimisinin nasıl göründüğünü bile bilmiyorum. Bunu söylediğimde “Tabii bilemezsiniz, çünkü onlar hazır gıdaların ve diyet ürünlerinin içinde bulunan yoğunlaştırıcı, birleştirici ajanlardır” dedi doktor. Etiket okumanın gerekliliğini anlattı uzun uzun. Yumurta tozundan kurutulmuş gıdalara varana dek sağlıklı bildiğimiz pek çok madde katilin ta kendisi olabiliyormuş.
“Bunları yeme konusunda önerdiğimiz takvimi ve planı uygulayabilirseniz kısa sürede en az dört kilo verdiğinizi göreceksiniz. Çünkü bu reaksiyon vücutta su tutmanıza sebep oluyor” dedi.
Cuma gününden beri listeye uygun besleniyor ve benim için hazırladıkları dosyayı okuyorum.
Bir sonraki yazımda diğer detaylardan bahsedeceğim.