Milletçe biraz merak biraz da korkuyla annesiyle babasının kavgasını seyreden çocuklara benziyoruz.
Biri parti kapatıyor, diğeri koca koca gazetecileri gözaltına alıyor. Aslında iki taraf da bize aynı mesajı vermek istiyor: “Burada benim sözüm geçer.”
Arada tabaklar çanaklar uçuşuyor havada. Kapılar çarpılıyor. Bağrışmalar evin her yerinden duyuluyor. Hatta komşulardan şikâyet yağıyor durmadan.
Odamıza kapanıp kulaklarımızı tıkamak istiyoruz, olmuyor. Maça gidip evde yaşananları unutalım diyoruz, yine olmuyor. Televizyonu açıp kendimizi dizilerle, yarışmalarla oyalamaya çalışıyoruz.
Dışarı çıktığımızda başka çocukların bize üzülerek baktığını görüyoruz. Zaten en çok da bu koyuyor bize. Mutsuz olduğumuzu bilsinler istemiyoruz.
Bitirmek adına hiçbir şey yapamadığımız ama hayatı bize zindan eden bu kavgayı doğduğumuzdan beri her gün yaşıyor ve havada uçan tabakları çaresiz bakışlarla seyrediyoruz.
Evde olanlar yüzünden aklımızı derslere, işe güce veremiyoruz bir türlü.
***
Annemiz de babamız da bize birbirini şikâyet ediyor durmadan. İkisi de bütün suçun öbüründe olduğunu söylüyor. İkisini de anlamaya çalışıyor ama bir türlü anlayamıyoruz.
Sorular geliyor çocuk aklımıza: Sonuçta ikisinin de görevi bizi mutlu etmek değil mi? Bizi sevindirirlerse mutlu olmazlar mı? Evde huzuru sağlamak bu kadar mı zor?
Ama çocuk aklımızla çıkamıyoruz işin içinden. Daha biz doğmadan başlamış kavganın derin nedenlerini bilemiyoruz çünkü. Sorduğumuz zaman ikisinden de yanıt alamıyoruz.
Annesiyle babasının kavgasını seyreden mutsuz çocuklar gibiyiz. Her gün aynı travmayı yaşıyor, aynı acıları çekiyoruz.
Evden kaçmayı düşünüyoruz. Bu kavga bitsin istiyoruz. Günün birinde başkaları gibi normal bir hayata kavuşmanın hayallerini kuruyoruz.
Bıkkın ve yorgun hissediyoruz çünkü. İki tarafın sertliğinden, gerginliğinden, bağırıp çağırmasından perişanız.
Bitmeyen bir öfkeyle, birbirlerine zarar vermek için uğraşıyorlar. Asıl zararı bize verdiklerinin farkında bile değiller. İkisinin de haklı olduğunu, ikisinin de en doğruyu bildiğini ve taviz vermeyeceklerini çok iyi biliyoruz.
Ama yine de herkesin bu kadar haklı olmadığı, daha huzurlu bir evi hayal etmeden duramıyoruz.