Zuhal Olcay, bugüne kadar sabırla yanıtladığı eski eşi Haluk Bilginer’le ilgili sorulara sonunda isyan etmiş: “Şu adamdan artık söz etmeyelim ne olur!”
Kendisi haklı diyorum: Evlilik biteli dört yıl geçmiş, taraflar çoktan yeni hayatlar kurmuş olmasına rağmen aynı şeyi didiklemenin artık hoş bir yanı yok.
Tabii bir an şu da geldi aklıma: Haluk Bilginer bu sözü duyduğunda ne düşünmüştür?
Bence on yedi yılını paylaştığı insanın sözleri kırmamıştır Bilginer’i. Hatta Allah bilir, tebessüm etmiştir. Şimdiki eşi ve güzel kızıyla kurduğu yeni hayatında mutluluğu yaşarken, Zuhal Olcay’ın bunu ne amaçla söylemiş olabileceğini bilmiştir çünkü.
***
Bu arada, Zuhal Olcay’ın verdiği ilhamla “eski sevgililerinden söz etmeyenler kulübü” adında bir oluşumun temellerini atmayı düşündüğümü de belirtmek isterim.
Nedeni, eski sevgililerinden ya da eşlerinden söz eden kişilerin bunu genellikle o kişiyi kötülemek için yapmaları. Yalnızca meşhurlardan bahsetmiyorum. Biz faniler de bunun insanı nasıl çirkinleştirdiğini bazen unutuyoruz.
Hayatımıza girmiş, sırlarımızı paylaşmış, bir zamanlar canımızdan parça saydığımız insanı kötülerken, aslında kendimize hakaret etmiş olmuyor muyuz? Geçmişi bu şekilde aşağılayarak şimdiki hayatını da mundar etmez mi insan?
Sizi bilmem ama ben eski sevgilileri hakkında atıp tutan biriyle olsam şöyle düşünürüm: “Bu yarın benim hakkımda kim bilir neler söyleyecek...”
Diş macununu ortasından sıktım diye dalga geçecek belki. Yazamadığım zamanlar geçirdiğim buhranlarda ne çekilmez olduğumdan bahsedecek. Sırtımdaki yara izinin tuhaf göründüğünü anlatacak millete. Bir yanım hâlâ çocuk olduğu, araba kullanmayı bilmediğim, yeterince zengin olmadığım için verip veriştirecek.
Kimse de sormayacak: “Kardeşim durum bu kadar fenaydı, niye ona yıllarını verdin” diye. Mahalleli bunu sormaktansa bizim eski sevgili teranemizi dinlemeyi tercih eder. Hatta arada gaz bile verirler: “Yine iyi dayanmışsın” ya da “Aman Allah kurtarmış” gibilerinden.
Elizabeth Taylor’un oynadığı bir film vardı bitmiş bir ilişkiyi önce kadının sonra da adamın bakış açısıyla anlatıyordu. İlk bölümde kendimizden geçip yuhaladığımız adama ikinci bölümde hak veriyor, bu sefer kadına diş biliyorduk.
Belki de her ilişkiden böyle çift taraflı söz etmek gerek. Ya da hayır, hiç söz etmemek gerek. Haklısınız Zuhal Hanım.