Evet, ABD’deki seçimlerde... Yanlış anlamayın, aslında kendi vatanım dışında bir yerde oy kullanmaya hiç niyetim yok. Ama bu hakka sahip olmam gerektiğinden eminim.
Madem geleceğim aslında Washington’un elinde, o halde benim de oy hakkım olmalı. Yalnızca benim değil, tüm dünyanın oy hakkı olmalı.
Yoksa eski Yunan şehir devletlerindeki kölelerden ne farkımız var? Ya da on dokuzuncu yüzyıl Amerika’sındaki siyahlardan? Yani güya “demokrasi” içinde yaşayan ama başlarındaki adamı seçemeyen o garibanlardan?
Bu fikir aklıma Obama’nın Berlin konuşmasını dinlerken geldi. Amerikalı bir başkan adayının Avrupa’nın göbeğinde seçim mitingi yapması çok anlamlı bence: Kendisi başkan seçildiğinde tüm dünyayı yönetmeyecek mi? O zaman kampanyasını Amerika dışına taşıması son derece doğal.
Hatta dürüst davranıp bu işin adını koymak gerek: Bizim genel seçimlerde liderler taşraya açılıp şehir şehir dolaşmıyor mu? O zaman başkan adayları da kampanyalarını dünya çapında yapsın.
***
Kolaysa atlasınlar uçaklarına, açılsınlar taşraya (taşra dediğim gezegenin geri kalanı oluyor): Berlin’den başlayıp sırayla dünya şehirlerinin meydanlarını doldursunlar. Önceden de tantanasını yapsınlar “Obama bugün İstanbul’da!” ya da “McCain yarın Kahire’de!” diye...
Bütün başkentlerde birer seçim bürosu açsınlar. Amerikan reklam endüstrisine de gün doğsun böylece, yeni iş alanları çıktı diye. Tabii yerli esnafın ileri gelenleri de işin bir ucundan tutup yolunu bulsun.
Bu arada bizim o anlı şanlı genel seçimlerimiz havasını kaybedip yerel seçim durumuna düşecek biraz, ama neyse. Tabii yerel seçimler de muhtarlık seçimi düzeyine inecek ister istemez.
Yine de olmalı bence: Başkan adayları “bütün dünya buna inansa, bayram olsa” tadında seçim şarkılarıyla gezegeni şenlendirmeli.
Hatta Amerika’nın bilinçli mankenleri canlı yayında sinirlenip isyan etmeli “benim oyumla İstanbul’dakinin oyu nasıl bir olur!” diye.