Türkiye, aydınların zaman zaman halktan daha tutucu olabildiği bir ülke...
Örneğin resim tarihini etkileyen “Avignon’lu Kadınlar” tablosunu 1907 yılında yapmış Pablo Picasso. Bilindiği gibi, sanatçının serüveninde yeni bir dönemin habercisi bu eser.
Tam kırk yıl sonra İstanbul’da “Aile” dergisini yayımlayan Vedat Nedim Tör, ressam hakkında iddialı bir yazı yazmış. Çarpıcı bir başlığı var yazının: “İnsan düşmanı Picasso”.
İsteyenler aynı yazıyı “Tarih ve Düşünce” dergisinin Şubat 2006 sayısında bulabilir: “Picasso türü sanatkârlar, zamanın alelâcayipliğini sadist bir zevkle sömürüyorlar. Bunlar, bence sanatın karaborsacılarıdır!”
Garip ama gerçek: Bunları yazan kişi döneminin önde gelen aydınlarından biri...
Ya da en azından, öyle kabul ediliyor.
Üstelik yalnız değil düşüncesinde. Halide Edip Adıvar’ın da Picasso hakkında söyleyecekleri var: “Bunlar, bilhassa insan resimleri, insandan başka her şeye benziyor.”
Refik Halit Karay’ın görüşleri de ilginç: “Bu resimler deliliktir ve maalesef tam delilik değildir. Çünkü tam delilerin pek daha müessir eserlerini gördüm.”
Şu söz de Edip Hakkı’dan: “Bu eserler asla gelecek nesillere kalamayacaktır.”
***
Ne tuhaf değil mi? Tuval boyanalı kırk yıl olmuş, bu arada iki dünya savaşını, ikinci meşrutiyeti ve cumhuriyeti yaşayan Türk halkı tamamen kabuk değiştirmiş ama Picasso’nun ne yapmaya çalıştığını hâlâ anlayamamış aydınlarımız.
“On yılda on beş milyon genç yaratan” Anadolu halkları kadar ileri görüşlü değillermiş demek ki.
“Sanat” diye değişmez bir şeyin olduğunu, belli şablonlara uyarsak “hakiki sanat” yapmış olacağımızı, bunun dışında her şeyin “zırvalık” sayılacağını düşünmüşler.
Onların sandığı anlamda “sanat” diye bir şey yok oysa. İlk mağaranın duvarına ilk bizonu çizen elden beri akan bir yaratıcılık ırmağı var.
Tıpkı onların inandığı anlamda “edebiyat” diye bir şeyin de olmayışı gibi. Kendilerini yazarak ifade eden insanların oluşturduğu büyük, dizginlenmez bir deniz var yalnızca.
Picasso bugün yaşasaydı şimdiki “ağır” yazarlarımız onun hakkında neler söylerdi, düşünmek istemiyorum.