Türkiye’de çocukluk, bazıları için masal zamanı değil. Tıpkı gençlik gibi, kazasız belasız atlatılması gereken bir badire... Çünkü Türk çocukları, devleti tarafından korunmuyor. Eğitim hakkı elinden alınan, aile içinde şiddet gören ya da istismara uğrayan çocuklar, çağdaş ülkelerde ilgili kurumlar tarafından koruma altına alınır. Bunun için komşunun şikâyeti yeterlidir.
Devlet, koruma altına aldığı çocuklara, bir yuvanın sıcaklığını tabii ki veremez. Ama onların kapalı kapıların ardında, psikolojik ya da bedensel yıkıma uğramasına engel olur. Sağlıklı bir şekilde yetişip kendilerini geliştirebilecekleri bir ortam sunar.
Çağdaş devletlerin bunu yapacak imkânı vardır yine de hiçbirinin başbakanı çıkıp ailelere “üç çocuk yapın” diye çağrıda bulunmaz.
O başbakanların çocukluğu da sağlıklı bir eğitim ortamında geçmiştir çünkü.
***
Cumhuriyet’ten Deniz Ülkütekin’in haberine göre, 6-13 yaş arasındaki tam 273 bin çocuk, siz bu satırları okurken okulda olmayacak. Çünkü atölyede, tezgâh başında ya da sokakta olacaklar. Ayrıca, güneydoğulu pek çok kız, okula giden akranlarına uzaktan bakacak.
Tam sayıyı isterseniz, 273.634 çocuk... On beş yıl sonraki Türkiye’nin anneleri, babaları yani...
2005 tarihli Çocuk Koruma Kanunu, “Korunmaya ihtiyacı olan çocuk” tanımını şöyle yapıyor: “Bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal ve duygusal gelişimi ile kişisel güvenliği tehlikede olan, ihmal veya istismar edilen ya da suç mağduru çocuk.”
Dört duvar arasında yaşananları her zaman bilemiyoruz ama bu tanıma uyan çocuk sayısının çok daha fazla olduğunu tahmin edebiliriz.
Keşke bu çocuklar için de bir “derin devlet” olsa. Orada birileri Ergenekon kadar iyi organize olup çocukların doğru düzgün yetişmesini sağlasa...
Keşke çocuklarımızın gelişimini sağlamak konusunda, “Deniz Feneri”nin paraları toplarken olduğu kadar cevval ve istekli olabilsek...
“Her ailenin üç çocuğu olmalı” diyordu Başbakan. Ondan iyi bilecek değiliz demek ki devletin her çocuğa kol kanat gerebilecek imkânı var. Eğer yine de bunu yapmıyorsak bu ülkenin geleceğinden artık kimse bir şey ummuyor demektir.
Ya da birileri, çocukların kötü
yetişmesinden medet umuyor ve
gelecek hesaplarını buna göre yapıyor demektir. Takdir sizin.