“Will Smith’in öptüğü Türk kızı” haberine günün birinde “Natalie Portman’ın sigarasını yakan Türk erkeği” olmayı başararak cevap vermek istiyorum. Evet, haddimi bilirim ben.
***
Oğlum sayesinde gündemimiz, hayvanat bahçeleri. Tolga Akyıldız’la durum değerlendirmesi yapıyoruz: Gülhane kapanalı meğer yıllar olmuş. En yakın hayvanat bahçesi Darıca’daymış (güzel bir yermiş ama yol bir saat sürüyormuş). Pardon ama hayvanat bahçesi dediğimiz şehir merkezinde olmaz mı? Kafesten kaçan aslanların sokaklarda dolaştığı hikâyelere ne oldu?
Ayrıca, üç tarafı denizle çevrili ülkemizde akvaryum yok (hani filmlerde kızla erkeğin yan yana oturup balıklara baktıkları büyük yerler). Sonra Avrupa yakasındaki tek büyük lunapark olan Küçükçiftlik acınacak halde... Sizin anlayacağınız, bu devirde baba olmak gerçekten zor...
***
Emre Belözoğlu gerçekten bitti mi acaba? Tugay Kerimoğlu kendi deyimiyle “futbol oynamaya başladığında” otuz yaşındaydı, değil mi?
Bu satırların yazarı da kafasını çeşitli sertlikteki birçok taşa çarpa çarpa sapla samanı ayırabilmeye başladı (en azından, öyle olduğunu umuyoruz).
Yani Tarkan’ın “çişim geldi” dediği zaman yaşadığına benzeyen bir kriz yaşıyor da olabilir Emre. Üç yıl sonra onu yeniden İngiltere’de görmeyeceğimiz ne malum?
***
Yazar bir arkadaşımın “iki yüz sayfayı geçen kitaplar okumaktan da, öyle kitaplar yazmaktan da sıkılıyorum” dediğini hatırlıyorum. Görsellik çağında kalın kitaplar güven mi veriyor yoksa okurun gözünü mü korkutuyor, anlayabilmiş değilim. Bence en doğrusu yazdığınız hikâyeye kulak vermek: Dikkatli dinlerseniz kaç sayfa sürmesi gerektiğini size söyleyecektir.
***
Haftanın sözü Manavgat Müftüsü’nden geliyor: “Manavgat gibi turizm ile geçinen yerlerde insanlarımızın kendilerinin günahlardan korumaları zordur.”
Bodrum, Antalya, Didim ve Çeşme müftülerinden de zorluk dereceleri hakkında karşılaştırmalı yorum beklemek hakkımızdır diye düşünüyorum.
***
Haftanın tavsiyeleri: Sakin’in ilk albümü “Hayat”... Halid Hüseyni’nin ilk romanı “Uçurtma Avcısı”, Murat Uyurkulak’ın Tempo’daki, Ahmet Tulgar’ın Birgün’deki yazıları ve Sevim Gözay’ın KanalTürk’teki programı “Cosmoplus.”