Binden fazla internet sitesi yasaklıymış ülkemizde, YouTube dahil.
Oysa yüzyıl başlarken, biraz da takvimde “2000” rakamını görmenin heyecanıyla iyimserliğe kapılan aydınlar vardı.
Onlara göre, totaliterliğe meyilli devletlerin pili bitmişti. Çünkü artık iki şeyi kontrol edemiyorlardı: Parayı ve bilgiyi.
Parayı kontrol edemiyorlardı çünkü sermaye küreselleşmişti. Sınırlar içinde tutulamıyordu. Bu da devletlerin içlerine kapanıp kendi halklarını özgürce pataklamasını zorlaştırıyordu.
Karşılıklı bağımlılık ilişkileri sayesinde kapıyı çalıp “hop hemşerim, ne dövüyorsun garibanları?” diyebiliyordu komşular.
Yine aynı aydınlara göre, internet de totaliter rejimlerin bilgiyi kontrol etmesini imkânsızlaştırmıştı. Bilgi de sınırlar içine hapsedilemiyordu artık. Gelen bilgiye de pasaport sorulamıyordu. Sansürcü rejimler, internet karşısında aciz kalmıştı.
Ayrıca, özellikle Seattle olaylarından sonra görülmüştü ki, küresel muhalefetin örgütlenmesi için de önemli bir araçtı internet. Tek bir e-mail zinciriyle binlerce kişi sokağa dökülebiliyordu.
Yani dünyanın yakın geleceği parlaktı. Faşizm heveslilerinin sonu gelmiş, tünelin ucundaki ışık görülmüştü.
***
Ama bugün, işlerin bu kadar kolay olmadığını anlamış bulunuyoruz. Bir kere totaliterliğe meyilli devletler, sanılandan çok daha dirençli çıktı.
Sonra internetin her derde deva olmadığını, sansürcü iktidarların istedikleri zaman erişimi şak diye kesebildiğini önce Mynmar’daki rahiplerin ayaklanması sırasında, sonra da Türkiye’deki YouTube olayında gördük.
Malum, Türkiye totaliterliğe meyilli bir ülke... Neredeyse tüm demokratik açılımlarını dış dinamiklerin zorlamasıyla istemeye istemeye (hatta içinden küfrederek) yapmış bir rejim. Bu yüzden ifade ve iletişim her dönemde sansürlü.
Şimdiki internet sansürcüleri daha önce doğmuş olsalardı Nâzım Hikmet’in kitaplarını toplayacak, “Susuz Yaz” filminin yurt dışına çıkışını engelleyecek, Sevgi Soysal’ı hapse atacak, sokakta insanları fişleyeceklerdi...
Özetle, gizli kapaklı işlerin ülkesi Türkiye’ye internetin şeffaflığı biraz fazla geliyor. Ne var ki uygar dünyaya yaklaştığı iddia edilen Türkiye’nin aslında nerelerde gezindiğini de yine internet ifşa ediyor.