Kusura bakmayın ama dünyanın hiçbir yerinde bizdeki kadar sığ bir toplumsal mücadele yok.
Meselelerimizi Türk olmayan birine anlatırken bu yüzden acayip zorlanıyoruz zaten.
Sınıf kavgalarına, din savaşlarına ve kuşak çatışmasına alışkın dünya, sayemizde yeni bir kavramla tanıştı: “Lifestyle” (yaşam biçimi) savaşı. Derdimiz şunlar: Başımızı örtelim mi örtmeyelim mi? Risotto’ya şarap katalım mı, katmayalım mı? “Kadınbudu” diyelim mi demeyelim mi?
Hayır efendim, basitleştirmiyorum konuyu. Keşke öyle olsa... Aklı selim bulunan bir ülkede “kardeşim herkes birbirine saygı göstersin, kim ne yapıyorsa yapsın” denerek beş dakikada çözülebilecek mevzular burada nasıl oluyorsa ömrümüzü yiyor.
Bu arada gerçek toplumsal çelişkiler kaçıyor tabii gözden. Sonuçta olan o baş örtüsünü
takana da takmayana da oluyor, haberimiz yok.
***
Allah’tan Birgün Gazetesi çarşamba manşete taşımış konuyu... Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası yasa tasarısı meclisten geçtiğinde olacakların bazıları: Emeklilik yaşı artacak, prim ödenen gün sayısı coşacak, emekli maaşları kırpılacak, sağlık hizmetlerinin neredeyse hepsi paralı olacak, emzirme yardımı bir aya düşürülecek, primini ödemeyen çiftçinin pamuğu, buğdayı hacılanacak...
Magazin müptelası bizlere bunları tartışmak herhalde sıkıcı geliyor. Zaten baş örtüsü de bir nevi magazin geyiğine dönüştüğü için işgal ediyor gündemi.
Sosyal adaletsizliğe duyulan tepkilerle beslenerek iktidar olan AKP, galiba şunu demeye getiriyor: “Sosyal devleti falan boş verin, çok lazım olursa arada biz size kömür yardımı falan yaparız.”
Yine kusura bakmayın ama bu ülkenin halkı hiçbir zaman bu kadar aşağılanmamış, zekâ düzeyi bu kadar küçümsenmemiştir.
“Her ülke layık olduğu iktidarlar tarafından yönetilir” sözünde doğruluk payı vardır belki. Ama unutmamak lazım: Her iktidar da layık olduğu halk tarafından seçilir.
Sosyal güvencesi elinden alınmış, sadakaya mahkûm edilmiş, sağını solunu şaşırmış bir halk tarafından seçilmek başbakanın içine siniyorsa, söylenecek söz yok demektir. Ya da hayır, asıl söylenecek sözler yeni başlıyor demektir. Seçim sizin.