Oysa her şey normal seyrinde gibiydi... İşçiler meydana inmiş, son 17 yılın en baba eylemini yapmıştı...
Bugüne kadar AKP’yi destekleyen “sokaktaki insan” şikâyete başlamıştı bir türlü değişmeyen hayat şartlarından...
Muhabbete meraklı taksici arkadaşlar “Abi bu Tayyip iyi hoş ama...” diye başlayan cümleler kuruyordu...
Zamanında AKP’yi demokrasi savaşçısı saymış Avrupa Birliği bile heyecanını kaybetmiş, desteğini azaltmıştı çaktırmadan...
Başbakan gidişat karşısında karizmasını bozmaya başlamış, o “cool” tavrında bariz çatlaklar oluşmuştu...
Sanki oy kaybetmeye başlayacağı bir sürecin eşiğindeydi AKP... Belki de yakında muhalefete geniş hareket alanları doğacak, akıllı bir parti kaçan oyları toparlayıp teraziyi dengeleyecekti...
Ama olmadı... Cumhuriyet tarihimizin en kısmetli partisinin imdadına bu sefer de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sayın Abdurrahman Yalçınkaya yetişti.
***
Mağduru oynayarak halkın gönlünü fethetme konusunda idmanlı AKP’ye arayıp da bulamayacağı bir çıkış sundu: Onları yeniden “demokrasi gazisi” tahtına oturttu.
Bu sayede AKP, son zamanlarda yaşadığı yıpranmayı büyük ihtimalle telafi edecek, hatta oylarını son seçimdekinin bile üstüne çıkaracak. Halkımız desteklediği partinin başına gelenlere gayet insani bir tepki gösterecek çünkü.
Avrupa Birliği kendisini yeniden AKP’yi kollamak zorunda hissedecek, Başbakan’ı eleştiren aydınlar bile haklı olarak parti kapatmaya karşı çıkacak.
Artık geçmiş olsun:
Ne son yılların en baba işçi eylemleri olacak manşette ne de AKP’nin sosyal devleti imha yolunda attığı kararlı adımlar: Herkes iktidar partisinin kapatılması kararından bahsedecek...
AKP bütün bunlar için Sayın Başsavcı’ya ne kadar teşekkür etse az.