“Bizi sevmeyenlerin ‘YouTube’a Atatürk’e saldıran bir klip koyalım ve Türkleri küçük düşürelim’ dediğini mi sanıyorsunuz?
Bence artık şöyle düşünüyorlar: ‘Atatürk’e saldıran bir klip yapalım. Türk mahkemeleri siteye erişimi durdursun. Türkler de dünyanın bir numaralı iletişim sitesinden mahrum kalsın...’
Siteyi yasaklayan değerli hukukçulara hatırlatmak isterim: YouTube ‘gençlerin takıldığı bir eğlence sitesi’ değildir sadece; şu an yerkürenin en önemli web ortamlarından biridir. Küresel iletişimde neredeyse televizyondan bile önemli hale geldi. Orada paylaşılan görsel malzeme akademisyenlerin, doktorların, sanatçıların ve mühendislerin de işine yarıyor.
Özellikle dünyayı günü gününe takip etmek zorunda olan meslekler için vazgeçilmez bir nimet.
Bizi bu iletişim ortamının dışına itmekse Türkiye düşmanlarının çok önemli bir başarısı.
***
Atatürk’e saldırmaya çalışan klipleri biliyoruz. Muhtemelen on beş yaşındaki kafası güzel çocuklar tarafından yapılmış ve bir bitkiye bile zarar veremeyecek kadar zavallı şeyler.
Ayrıca, yabancı gizli servisler tarafından özel üretilmiş projeler olsa ne yazar? Gücü yeter mi Atatürk’ün gönlümüzdeki yerini zedelemeye? Bu kadar kolay mı Atatürk’e zarar vermek?
Siteyi yasaklayarak o zırvalıklardan zarar görme ihtimali olduğunu itiraf etmek değil midir Atatürk’e asıl saygısızlık? Kurduğu cumhuriyeti dünyanın en önemli iletişim ortamının dışına itilmiş bir Kuzey Kore durumuna düşürmek ayıp değil midir?
Atatürk’e sahiden saygılar sunmak istiyorsak yaparız en güzel klibi, koyarız siteye, bütün dünya hayranlıkla seyreder. O salak klipleri umursamazsak da muhtemelen vazgeçerler. Çalışmayan bir düğmeye bir daha kim, niye bassın?
Ama Atatürk’ün ülkesine gol atabildiler işte: Türkler şu an YouTube’a erişemeyen birkaç milletten biri.
İster istemez tebrik ediyoruz klibi yapan kişileri. Amaçlarına ulaştılar.”
***
İnşallah bir daha yazmam böyle şeyler. Size bir üçüncü dünya ülkesinde yaşadığınızı hatırlatmak hiç hoş değil.