Konserve kutularını üstü üste dizip pop çağının ipliğini pazara çıkaran Andy Warhol’un sözünü çoğumuz biliriz:
“Bir gün herkes 15 dakikalığına şöhret olacak.”
Yine de popüler kültürle dalgasını geçen Andy’nin tam olarak ne demek istediğini aslında ancak yıllar sonra anlayabildim. Ben otuzlarıma yaklaşırken, tüm dünya bir on beş dakikalık şöhretler çöplüğüne dönüşmüştü artık.
İnsanlar şöhret için sokak ortasında soyunuyor, canlı yayında rezalet çıkartıyor ve özel hayatları ifşa eden kitaplar yazıyorlardı. Sistem kısa bir sürede yeniden şekillenmiş ve hepimizin ruhunda saklanan saf kenar mahalle kızlarını tek tek ortaya çıkarıp sömürdükten sonra bir köşeye atmaya başlamıştı.
Sonra buna ev içinden naklen yayın yapan programlar da eklendi ve konserve kutularından tablolar yapan adam sadece bir sanatçı olmaktan çıkıp çoktandır hak ettiği kâhinler katına yükseldi.
***
Şöhretin bir ilginç tarafı da hemen her zaman onu en çok isteyenin karşısına çıkması: Bugün dünyaca meşhur bazı yıldızların bile o pırıltılı basamakları çıkarken hangi yollardan geçtiğini öğrendiğimde eskisi kadar şaşırmıyorum artık. O sihirli kuşu avlamayı bütün günahları işleyecek kadar arzulamışsa insan, sonunda bir şekilde muradına eriyor demek ki. Faust’un ruhunu şeytana sattığı sahne mesela. Elinde imkân olsa aynı anlaşmayı yapmayacak kaç kişi var?
Ama on beş dakika süren şöhretlerin özelliği, hesaplaşma anının çabuk gelmesi. Bunu yaşayanların şeytan efendiyle son pazarlığı yapmak için ömür boyu beklemek gibi bir lüksü yok.
Skandalların izleri yenileri tarafından siliniyor, yarışma birincilerini bir süre sonra kimse hatırlamıyor, güzellik kraliçelerinin taçları tarihin fırınında tek tek eritiliyor... Süre dolduğu zaman spot ışıkları kapanıveriyor ve gözleri sonsuza kadar kamaşmış, eski hayatına dönmesi de imkânsız bir insan yığını büyüyor hızla.
Günümüzde ruh sağlığını yitirmek istemeyen heveslilerin, şöhret denen yılanın uzattığı elmayı dişlemeden önce kendilerine sormaları gereken soru şu: “On altıncı dakikaya hazır mıyım?”
***
Not: Yeni grubumuz “Tuna Kiremitci Band”in canlı Dream TV performansını seyretmek isteyen arkadaşlar, benim siteye girip ilgili linke tıklayabilir. Atalar ne demiş: “Long live Rock’n Roll!”