Köşenin bu haftaki konuğu, oyuncu arkadaşım Janset Paçal... Aşağıdaki yazıyı o yazdı. Bize de en kolayı mı en zoru mu bilinmez, okumak düşüyor.
***
Gülüyor dünya. Katıla katıla, karnını tuta tuta, yerlere yata yata, gözlerinden yaşlar boşala boşala... Artık yorgun düşmüş gülmekten. Ağlamanın faydası yok artık siniri bozulmuş, elinde değil gülüyor.
Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu diyor. İnsan denilen aklı boyundan büyük canlıların durup dururken kendini nasıl bir derde buladıklarına şaşıyor.
Namus adına işlenen namussuzluklara, en koruması gerekenlerin en çok satmasına, çocuklara sahip çıkmak yerine kullanılmasına, gözünün içine baka baka kardeşin kardeşini kırmasına, insanın renk, dil, cins, kültüre göre ayrılmasına, zengini sayan fakiri soyan anlayışa...
Bin yıllık tarihi haykıran toprakların ağzını betonla doldurmasına...
En mahrem olanın en aleniye dönüşmesine, ahlakın parayla değiş tokuşuna, Gül Dünya diyen Aylin Aslım’ın yasaklanışına, vergi kaçıranlara yardım edilip alkış tutulmasına, dürüst insanlara enayi olarak bakılmasına, insanların şeklen düzeltilip fikren boşaltılmasına...
Nükleer santralın yeşile tercih edilmesine, sağlığın paraya endeksli oluşuna, bayramların uzaktan kumandalı mesajlara dönüşmesine, anaların avrat oluşuna, aşkın âşıklardan çalınışına, kula kulluk edenlere...
Silah tüccarlarını mutlu etmek adına yapılan savaşlara, barış güvercinlerinin severken öldürülmesine, kefenin cebinin olmadığının unutulmasına, şeytanın insan yanında masum kalışına, reyting adına seyredenlerin sömürülen duygularına, öğretmeni olmayan okullara, yapılacak işler varken, işsizliğin artmasına...
Anı kurtarmak adına yapılan ucuz hesaplara, emeğin ne olduğunun hatırlanmamasına, fikrin en değersiz ve kolay olduğu inanışına...
Gül gül bitmiyor valla. Biz ağlıyoruz o gülüyor. Biz akıllanmıyoruz o gülüyor. Olan Güldünya’lara oluyor, Güldünya gülemiyor. Dünya yalan söylemiyor; o, halimize gülüyor. Yalanı söyleyen de, sonra o yalana inanan da hatta yetmezmiş gibi tabulaştıran da sonra o yalana bulanan da bulandıkça doğrusunu şaşıran da biziz.
Yumruk kadar beynimizle dünyayı kandırmaya çalışıyoruz ya... İşte dünya o yüzden gülüyor katıla katıla.