Ben bile biliyorum: 31 milyon kişi tarafından seçilmiş meclisin aldığı karar 9 kişi tarafından niye iptal edildiyse, Youtube da o yüzden kapalı.
Güneydoğu’da 25 yıldır süren kanlı hikâyenin ana fikrini niye hâlâ bilmiyorsak, işte o yüzden kapalı Youtube.
Bugün bile 1980 darbesinin anayasasıyla yönetiliyor olmamızın nedeni neyse, Youtube’un kapalı olmasının nedeni de o.
Kırk dört yıl önce “Susuz Yaz” filminin ülke dışına çıkarılması niye yasaklandıysa... Bugün de Youtube işte o yüzden kapalı...
Yasakçılar rahat olsun: Asıl nedenin “Atatürk’e hakaret eden videolar” olmadığını sokaktaki çocuk bile biliyor: Asıl neden şeffaflıktan deli gibi korkan ama bir taraftan da birbirinin evine dinleme cihazları yerleştiren bir toplum olmamız.
***
Bu arada, nedir Youtube? Dünyanın bir numaralı görüntü paylaşım sitesi. New York’ta yapılan bilimsel toplantıdan, Tokyo’daki beyin ameliyatından, Amsterdam’daki striptiz şovundan ya da Mekke’deki Kadir gecesinden haberdar olmamızı sağlayan bir iletişim güzelliği. Tabii ki fazla büyütmeye gerek yok ama hayatı kolaylaştırdığı ve zamanın ruhunu yansıttığı da bir gerçek.
Yasakçı yetkilileri anlıyorum: Bizim gibi dışa kapalı yaşamak isteyen sistemler için Youtube tam bir kâbus: Bu ülkelerin yetkilileri haklı olarak her fırsatta engelliyor siteyi. Mesela AKP hakkında kapatma davası açan beyefendiyi düşünün: Onu Youtube’da dolaşırken hayal edebilir misiniz?
Sonunda dönüp dolaşıp şeffaflık meselesine geliyoruz. Her şeye kapalı kapılar ardında karar verilen, gizli kapaklı işlerin ülkesi Türkiye için Youtube çekilir dert değildi. Onun şeffaflığı bile ağır geldi bize. Neyse ki durumu erken teşhis eden yetkililerimiz gerekli önlemleri aldılar. Ne güzel!
Her şey iyi, hoş da... Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın “muasır medeniyete” ulaşmakla ilgili sözlerini ne yapacağız şimdi, işte onu bilemiyorum.